Önce “martı savaşı”nı saçma bulmuşlar, sonra evlerinden atılma tehdidiyle korkutulmuşlar, arkasından da büyük bir zenginlik hayaliyle umutlandırılmışlardı. Artık neye inanacaklarını bilemiyor, hatta doğru dürüst düşünemiyorlardı. Uyuşmuş gibiydiler. Bu durumda yapılacak bir oylama mutlaka Başkan’ın istediği gibi sonuçlanacaktı.