Hayatımın hiçbir noktasında bu kadar zayıf bir kız olmayacağımı tembihlemiştim kendime. Ne kadar çok söylersem ne kadar gür çıkarsa sesim o kadar iyi inandırabilirdim çünkü kendimi. İnandırmıştım da. Kandırmıştım etrafımdaki herkesi bununla. Dışarıdan bakanlar kabuğu sert, aşılması güç duvarlar görüyordu; ben o tuğlaları arkasına geçtiğimde sırtımı yaslayabilmek, insanlarla aramda bir nefeslik mesafe bırakabilmek, dip dibe yaşadığımız şu şehirde, çöktüğüm anlarda görünmez olabilmek için birer birer dizmiştim ellerimle.