Hülasa, insiyakların başlangıcı doğuş, itiyatlarınki ise tekrarlanan hareketler serisinin ilk hareketidir. Ve mühim olan da bu ilk harekettir. İnsan sigaraya ilk sigaradan, içkiye ilk kadehten başlar.
O ebedi ve aynı olan kudret bizi hareketlerimizde ve yaptığımız işlerde serbest bırakmaktadır. O kudret nedir? Onu sorma:
Halletmediler bu lugazın sırrını kimse
Bin kafile geçti hükemâdan, fudalâdan.
("Bu bilmecenin sırrını kimse çözemedi, bilgelerden ve faziletlilerden binlerce kişi geçti.", Ziyâ Paşa, Terkîb-i Bend)
Bir gün insan virgülü kaybetti; o zaman zor ve uzun cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti.
Sonra ünlem işaretini kaybetti; alçak sesle ve ses tonu değiştirmeden konuşmaya başladı. Artık ne bir şeye kızıyor, ne de bir şeye seviniyordu. Hiçbir şey onda en ufak bir heyecan uyandırmıyordu.
Bir süre sonra da soru işaretini kaybetti ve artık soru sormaz oldu. Hiçbir şey onu ilgilendirmiyordu; ne evren, ne dünya, ne de kendi apartmanı umrundaydı.
Birkaç yıl sonra iki nokta işaretini kaybetti ve olayların nedenlerini başkalarına açıklamaktan vazgeçti. Ömrünün sonuna doğru elinde yalnızca tırnak işaretleri kalmıştı. Kendine özgü tek düşüncesi yoktu; yalnızca başkalarının düşüncelerini aktarıyordu.
Düşünceyi unuttu ve böylece son noktaya erişti. Bütün bunlar çok güzel bir öyküdür. Fakat ufak şeylerin hayatta ne kadar kıymetli olduğunu göstermez mi?
A. Kanevsky, “Düşünce Atlası”