K.

K.
@theotherside1918
All the world‘s a stage
10/10
Ya psikiyatri’deki hayat, dışarıdaki hayattan farklı değilse? Kitabın başlığını ilk okuduğumda genç yaşta kendini depresyonda kaybetmiş ve ölümü tek çıkış kapısı olarak gören bir Veronika canlandırıyordum. Psikiyatriye yatırılmasını ve bunun ardından bir sefalet yaşamasını bekliyordum. Fakat kitap bana genç bir kadının intihar girişiminden daha fazlasını anlattı. Bir çok kitaplar beni etki altında bırakmıştır. “Veronika ölmek istiyor” ise bir psikiyatrinin ve “çılgınların” iç dünyasına karşı olan bakış açımın değişmesini sağladı. En zengin insanlar neden aynı zamanda depresif olabilir ? “Her şeye” sahip olan insanlar neden büyük bir boşluk içerisinde boğuluyor ? Japonya’daki gibi düzene büyük ehemmiyet gösterilen bir ülkenin bir çok insanları neden hayata tutunmakta zorlanır ? Belki de bu düzen onları bu ayık realiteden başka bir dünyaya kaçmaya teşvik ediyordur. Veronika da dışardan “her şeye” sahipmiş gibi görünen insanlardan biri. Şefkatli bir aile, güzel bir dış görünümü, eğitim, arkadaşlar ve ilişkiler.. insan daha ne isteyebilir ki ? Her şeye rağmen hayata veda edip ölüme kavuşmak istiyor. Ölüm ise onu yanına almıyor ve gözlerini Villete adındaki bir psikiyatride açtıktan sonra kalbinin bir hasar görmüş olduğunu ve bir hafta içerisinde ölüme kavuşacağını öğreniyor. Fakat Villetede geçirdiği zamanın kendisi için değerli bir dönüm noktası olabileceğini kim tahmin edebilirdi ? Kıymetli insanlar ile tanışıyor ve yargılanmadan çılgın olabilme özgürlüğü kollarını onun etrafına sarıyor. Bu “çılgın” insanlar arasında Mari ve Zedka ona kendi kurduğu duvarların ötesine bakmayı öğretiyorlar. İçindeki en derin, bütün hayatı boyunca bastırmış olduğu arzuları keşfetmesinde ona eşlik ediyorlar. Piyanonun başında içindeki tutku dolu piyanist artan ay ile beraber ortaya
Edebiyat
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,5bin okunma