Birçok öğrenci üniversite sınavını sınav günü, sınav salonunda kazanacağını zanneder. Oysa üniversite, sınav günü kazanılmaz. Üniversite sınavı daha önceden ve beyinde kazanılır.
Dünyada hiçbir şey 'azimli' olmanın yerini tutamaz. Yetenek tutamaz. Çünkü dünyada 'yetenekli başarısızlar'dan daha bol bir şey yoktur. Deha tutamaz. Çünkü dâhi olmakla bir ödül alınmadığını hemen herkes bilir. Eğitim tutamaz. Çünkü dünya 'eğitimli zavallılar'la doludur. Her şeye gücünüzün yetmesini sağlayan sadece 'azimli ve kararlı olmak'tır.
Umutlarımızı kaybettiğimiz an, biteriz dostlar. Evinizi kaybedebilirsiniz, işinizi kaybedebilirsiniz, arabanızı kaybedebilirsiniz ama umutlarınızı kaybetmezseniz hepsini tekrar geri alabilirsiniz.
İslâm, Batı'nın zihin kalıplarına göre anlaşılamaz. Kendisinin dışındaki yorumlarla kendisine yaklaşılmasına müsaade etmez, ancak kendisiyle kaimdir ve ancak Müslüman olan için anlaşılabilir haldedir. Bu o kadar böyledir ki, İslâm'ı bilmek bakımından bir müsteşrik bile, onu bütün boyutlarıyla kavrama bakımından herhangi bir Müslümanla kıyaslanamaz. Çünkü İslâm, kendi hakkında mücerret bir bilgilenmeyle anlaşılmış olmaz. Bundan önce ve bunun ötesinde ona teslim olma olanı vardır. Müsteşrikin faaliyeti, bu derunî katılma olayı olmaksızın sadece bilgilenme niteliğinde kalır. Sırf bu tür bir bilgilendirme insanı Müslüman yapmaya yetmez.
Sevgili dostlar! Yediğimiz yemeklere ve içtiğimiz suya dikkat ediyoruz değil mi? Suyun içerisinde eğer bir bulanıklık, kir, çöp varsa ya da tadı acayip geldiyse onu tükürüp çıkarıyor, belki de bardağı yere vurup kırıyoruz değil mi? Peki bizim o güzel gönlümüzü, ahlâkımızı, karkaterimizi kirletecek, umutlarımızı, hayallerimizi zedeleyecek düşünceleri, olumsuz davranışları niçin içimize alıyoruz.