Bu mânada laiklik ne dinsizliktir, ne de din düşmanlığı. Tersine imkan nispetinde sınır ve sahaları ayıran, kendilerine has alanlarda faaliyet gösteren iki sosyal müessesenin birbirine saygılı olmaları, birbirinin işlerine karışmamaları, makul ve gerçekçi bir dayanışma ve yardımlaşma içinde bulunmaları, en azından yekdiğerinin faaliyetini engellememeleri ve aksatmamaları anlamına gelir.
Fakat Türkiye kendi toplum yapısına uygun istikrarlı bir demokrasiye henüz kavuşmuş değildir. Bunun sebebi tarihten gelen otokrasi alışkanlığıyla demokrasi arasındaki çelişkiler, milli kimlikle Avrupa modeli yönetim arasındaki uyumsuzluk, aydın despotizmi, militarizm(ordu-millet) ve benzeri hususlardır.
O halde Türk demokrasisi evrensel demokrasinin tüm temel kacramlarını esas almakla beraber bunları kendi devlet geleneği ve felsefesi, halkının inançları ve kültürü ile şekillendiren milli ve kendine özgü yanları bulunan bir demokrasi olmalıdır.