Genç adam aynanın karşısında kendini görünce afaladı. Düşündü, kendinden utandı. Başaramayacağım dediği için utandı, bazı konularda yeteri kadar istikrarlı olmadığı için utandı. Düzeltecekti. Düşmüş olabilirdi, ayağı takılmıştı sonuçta, bu herkesin başına gelebilirdi değil mi? Bu yolun sonu değildi. Değildi değil mi? Sonuçta başaracak daha çok şey vardı. Yapabilirdi. Hayır, yapıcaktı. Yapmaktan başka şansı yoktu.
Çok karışığım. Bir yanım olabildiğince huzursuz ve yorgun. Diğer yanım mucizelere ve düşlerin gerçek olabileceğine halen inanıyor ve heyecanını koruyor. Bu iki yan arasında ben ise eziliyorum.
Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor, her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı, duygulu görünenlerine bile güvenilmeyeceğine olan inancım güçleniyor.