hastalık, gerçekleşmemiş konuşmaları ve ertelenmiş yakınlığı ortaya çıkarmıştı. birdenbire yanınızdaki, her zaman var olacağına inandığınız kişi, ölümlülüğüyle ışıldamaya başlıyor, saydam ve kırılgan hale geliyor. hayatının ipliği, sonbahar güneşinde aniden görünür hale
gelen örümcek ağları gibi parlıyor.
her şeyin ötesinde, babam her yeri bir bahçeye, her evi de bir yuvaya dönüştürmeyi başarırdı. bu özel bir beceridir. bir zamanlar taşındığımız her kiralık ev -nedense de sık sık taşınırdık-bir şekilde yuvamız olurdu. şimdi, her şeyin ötesinde, kendimi
bir de yuvasız kalmış hissediyorum.