Yazarla tanışma kitabımdı ve kitapla ilgili hislerimi tek bir kelimeyle özetlemem gerekseydi, "çarpıcı" derdim. Beğendim elbette; ancak bu romanı benim için özel kılan şey, ne kadar sevdiğimden çok kurgusunun yarattığı sarsıcı etki oldu.
Hikâyenin gideceği yönü büyük ölçüde tahmin etmiş olsam da son sayfayı çevirdiğimde üzerimde bıraktığı ağırlıktan uzun süre kurtulamadım. Yazar; kötülüğün, saplantının, kontrolsüz öfkenin ve yıkıcı hiddetin nelere mal olabileceğini etkileyici bir anlatımla işlemiş. Roman boyunca hissedilen karanlık atmosfer ve gerilim, hikâyenin etkisini daha da artırıyor.
Kayla ve Adrian karakterlerini çok sevdim; özellikle Aiden'ın hissettiği aşkı ve bağlılığı derinden hissettim. Karakterlerin duyguları okura güçlü bir şekilde geçiyor ve onları yalnızca okumuyor, adeta yaşıyorsunuz.
Romanda yetişkin okurlara yönelik bazı sahneler bulunuyor; bu tür bölümlerden hoşlanmayan okuyucular için zaman zaman zorlayıcı olabilir. Ancak hikâyenin bütünlüğü içinde beni rahatsız eden bir unsur olmadı.
Paranormal kurgu seviyorsanız, temposu hiç düşmeyen ve sizi ilk sayfadan son sayfaya kadar peşinden sürükleyen bu romanı elinizden bırakmanız pek mümkün olmayacak.
Abby Jimenez, daha önce okuduğum hiçbir kitabında beni hayal kırıklığına uğratmadığı gibi bu romanında da beklentilerimi fazlasıyla karşıladı. Hatta her yeni kitabını bitirdiğimde, eserlerinin tamamının dilimize kazandırılması gerektiğine biraz daha fazla inanıyorum.
Yazar, bu serinin diğer kitaplarında olduğu gibi burada da hikâyesini hepimizin başına gelebilecek gerçek hayat sınavlarıyla, hastalıklarla ve kaderin beklenmedik oyunlarıyla harmanlıyor. Belki de bu yüzden karakterleri ve yaşadıkları duygular bu kadar sahici geliyor; okuru ilk sayfalardan itibaren hikâyenin içine çekip bırakmıyor.
Özellikle ana kadın karakterin hayata yaklaşımı, yaşanan tüm zorluklara rağmen akışta kalabilmesi ve sahip olduğu içsel güç beni çok etkiledi. Kitaplar sayesinde güçlü kadın karakterlere ne kadar hayran olduğumu fark ediyorum. Hatta çoğu zaman onlarla yalnızca empati kurmuyor, sanki gerçek bir dost edinmiş gibi hissediyorum.
Abby Jimenez’in romanlarını benim için özel kılan şey ise her hikâyenin romantik bir anlatının ötesine geçerek okuyucuyu kendi içinde de bir yolculuğa çıkarması. Kitabı kapattığınızda yalnızca güzel bir hikâye okumuş olmuyor, kendinizden de bir şeyler keşfetmiş oluyorsunuz.
Yazarla henüz tanışmadıysanız gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Hayat Çok KısaAbby Jimenez · Epsilon Yayınevi · 202626 okunma
İki umutsuz âşığın, birbirlerine ithafen kaleme aldığı iki kitabın yollarını bir sahafın dükkânında kesiştirmesiyle başlayan; geçmiş ile günümüz arasında zarifçe dokunmuş, büyüleyici bir hikâye...
Sahafın, satır aralarındaki aşka ve yarım kalmışlığa kayıtsız kalamayarak kitapların sahiplerini bulmak için çıktığı yolculuk, onu yalnızca gizemli bir geçmişin izlerine değil, kendi hayatını değiştirecek yeni ve karşı konulamaz bir aşka da sürüklüyor.
Kapanmayan yaralar, değersizlik hissi, güven sorunları, öfkeyle alınan kararların gölgesinde şekillenen hayatlar, pişmanlıklar ve affetmenin iyileştirici gücü... Yazar tüm bu duyguları büyük bir incelikle işleyerek hem hüzünlü hem de umut dolu bir anlatı sunuyor.
Son sayfasına kadar merak duygusunu diri tutan, karakterleriyle bağ kurduran ve uzun süre etkisinden çıkamayacağınız bu romanı gönülden tavsiye ediyorum.
Bayıldım... Lottie ve 10 yaşından beri yaşadığı tüm sıkıntılar nedeniyle sık sık gözlerim dolarak okudum. Kesinlikle filmi çekilmeli. Yazar Vicky karakteri için de kitap yazar umarım.