Biat Kültürü!
Karşılarında Allah'ın tüm sıfatlarıyla kendisinde tecelli ettiğine inandırılan "Şeyh Efendi Hazretleri" vardır.
Sayfa 192 - Kırmızı Kedi - 2019Kitabı okudu
Şeyh Efendi hazretleri ne derse...
Ne derse hemen yapmalıdır. Haramı bile emretse karşı gelmemelidir. Şeyhin emir buyurduğu işte benim bilemediğim bir hikmet vardır diye düşünmelidir. Artık kendini yok, şeyhini var bilmelidir.
Sayfa 192 - Kırmızı kedi yayınevi
Reklam
Garip..
Eflakı'nin Menakıbu'l-Arifin' de Sultan Veled, babası Mevlana' dan şöyle bir hikaye nakleder: "Şam' da yaşayan yakışıklı bir Mevlevi' olan Şeyh Ali Hariri, kime nazar etse o derhal ona mürit olur­du. Giydiği hırka parça parça idi. Bu nedenle sema ederken vücudunun her tarafı görünürdü. Halife'nin oğlu bu adamı gördü ve hemen ona mürit oldu. Mısır'da bulunan halife bunu duyunca bu Mevlevi şeyhini öldürmek istedi. Lakin o da görür görmez şeyhe teveccüh etti. Halifenin karısı da onu görmek is­tedi. Mevlevi şeyhini evlerine davet ettiler. Kadın onu görünce ayaklarına kapandı ve elini öpmek istedi. Şeyh cinsel organını kaldırıp kadının eline verdi ve 'senin istediğin o değil, budur' dedi ve sema' a başladı. Bunun üzerine halifenin itikadı bir iken, bin oldu.' Yine Eflakı'nin anlattiğına göre; 'Mevlana'nın karısı Kira Hatun, 'kocam uzun zamandır az yemek yiyiyor, az uyuyor, ağır riyazat yapıyor, acaba onda şehvet kaldı mı, ta­mamıyla erkeklikten uzaklaştı mı?' diye içinden geçiriyormuş. Mevlana Hazretleri de bunu hissedip, o gece hanımını şereflen­dirir. Kükremiş aslan gibi bir gecede 70 defa hanımıyla cimada bulunur. Kira Hatun Mevlana'nın elinden medresenin damına kaçarak kurtulur. Mevlana karısına, 'Daha tamam olmadı gel!' diye ısrar eder.
Timur Han'ın Tevazuu
"Emir Timur aleyhirrahme, bir gün Buhara sokaklarının birinden geçmekteydi. O esnada, Hace Şah-ı Nakşibend Hazretleri'nin dergâhının dervişleri de hankahlarının (dergâhlarının) sergilerini silkeliyorlardı. Emir Timur, İslâmiyet'e olan bağlılığı sebebiyle, dervişlerin feyzinin bereketinden istifade için (üzerinde ders okunup ibadat ü taatla meşgul olunan sergilerden çıkan) bu tozları, sanki misk ü amber kabul edip orada durdu. "İşte Emir Timur, bu tevazuu ve gösterdiği hürmet sayesinde, hüsn-i hâtime ile müşerref olmuştur. İşittiğimize göre, Emir Timur'un vefatından sonra, "Timur, imanla öldü.' buyurulmuştur." (İmam-ı Rabbanî Hazretleri, Mektubat-ı Şerife, C.2, Mektup 92)
520 syf.
10/10 puan verdi
·
Liked
·
Read in 53 days
Hoca Ahmet Yesevi
Türkistan'da yetişen büyük velilerdendir. Adı Ahmet bin İbrahim bin İlyas Yesevi olup, Piri Sultan, Hoca Ahmet, Kul Hace Ahmet diyede tanınır. Babası Hace İbrahim'in nesebi Hz. Alinin oğlu Muhammet bin Hanefi'ye dayanır. Hicri 5. asrın ortalarında doğduğu tahmin edilmektedir. Ahmet Yesevi çok küçük yaşta babasını, 7 yaşındada annesini
Divan-ı Hikmet
Divan-ı HikmetAhmed Yesevi · Diyanet Vakfı Yayınları · 2010262 okunma
15. Louis ismine takılmayın, biri daha var!
XV. Louis, 3 Mart 1766’da parlamentoda şunları söylüyordu: “Egemen güç şahsımdadır; tüm yasama erki bağlantısız ve paylaşımsız olarak bana aittir. Kamu güvenliğinden tamamen ben sorumluyum ve milletin hak ve çıkarları zorunlu şekilde benimkilerle birleşmiştir ve benim ellerimdedir.” “Ilımlı” kral XVI. Louis de farklı düşünmüyordu. 1787 yılının 19 Kasım’ında Orléans Dükü krala bir işlemi için, “Kral Hazretleri, bu illegaldir!” dediği vakit, “Legaldir çünkü ben öyle istiyorum!” diye yanıt vermişti.
Reklam
bayezid vefat edince Timur
Öte yandan İzmir’i zapt eden Timur, Akşehir'e doğru gelirken yolda padişahın ölüm haberini aldı. Büyük bir üzüntü ve tarifsiz bir keder göstererek şu ifadelerde bulundu: “Dinimizin direkleri olan Osmanlı padişahlarının, küffâr arasında harcadıkları bunca gayrete karşı ben de devletlerini yıkmak fikrinden vazgeçmiştim. Özellikle cennetmekân Sultan Yıldırım Bayezid'in aşağılık düşmanlara yılgınlık vermek, onları yok etmek ve güzel dinimizi yüceltmek yolunda yaptığı işleri, gösterdiği gayretleri gördüğümden beri kendisine yardım etmek, güçlendirmek, gönlünü almak istedim. Bu soyu korumanın da dindarlığın esası olduğunu anladım. Düşüncem Rum ülkesini bütünüyle ele geçirdikten sonra Yıldırım Han'ı tekrar tahtına oturtmak, gereken hürmeti eksiksiz yerine getirmekti. İslam serhaddinin korunması, gazâ ve cihat törelerinin yürütülmesi için bu yüce hakana yardım etmekle, kendim için iyi bir ad bırakmak, hayırla anılmak istiyordum” » 134 Yıldırım Bayezid Han'ın vefatını müteakip cesedi tahnit edilerek Akşehir'de Mahmud Hayrani Hazretleri'nin türbesine konuldu. Timur Han yanında bulunan ailesine taziyet ve ihsanlarda bulundu. Bir müddet sonra Semerkand'a dönerken Musa Çelebi'ye babası Yıldırım'ın nâşını Bursa'ya götürmesine ve orada merasimle defnetmesine müsaade etti
TİMUR HAN'IN TEVAZUU "Emir Timur aleyhirrahme, bir gün Buhara sokaklarının birinden geçmekteydi. O esnada, Hace Şah-ı Nakşibend Hazretleri'nin dergâhının dervişleri de hankahlarının (dergâhlarının) sergilerini silkeliyorlardı. Emir Timur, İslâmiyet'e olan bağlılığı sebebiyle, dervişlerin feyzinin bereketinden istifade için (üzerinde ders okunup ibadat ü taatla meşgul olunan sergilerden çıkan) bu tozları, sanki misk ü amber kabul edip orada durdu. "İşte Emir Timur, bu tevazuu ve gösterdiği hürmet sayesinde, hüsn-i hâtime ile müşerref olmuştur. İşittiğimize göre, Emir Timur'un vefatından sonra, 'Timur, imanla öldü.' buyurulmuştur." (İmam-1 Rabbanî Hazretleri, Mektubat-i Şerife, C.2, Mektup 92)
Timur Han'ın Tevazuu
"Emir Timur aleyhirrahme,bir gün Buhara sokaklarının birinden geçmekteydi.O esnada, Hace Şah-ı Nakşibend Hazretleri'nin dergâhının dervişleri de hankahlarının(dergahlarının) sergilerini silkeliyorlardı. Emir Timur, İslamiyet'e olan bağlılığı sebebiyle, dervişlerin feyzinin bereketinden istifade için (üzerinde ders okunup ibadet ü taatla meşgul olunan sergilerden çıkan) bu tozları, sanki misk ü amber kabul edip orada durdu"işte Emir Timur tevazuu ve gösterdiği hürmet sayesinde hüsn-i hatime ile müşerref olmuştur. İşittiğimize göre Emir Timur'un vefatından sonra 'Timur imanla öldü' buyurulmuştur. İmam-ı Rabbani Hazretleri,Mektubat-ı Şerife C.2 Mektup 92
Sayfa 43 - Çamlıca Basım YayınKitabı okuyacak
On altıncı yüzyıl tarihçisi Handmir, "baştan ayağı çelikle donatılmış bu sıra sıra canavarlar, komutanların iflahını kesiyordu," diye yazar. "Daha önce fillerle hiç cenk etmedikleri ve bu acayip hayvanların gerek görünümleri gerek hareketleri hakkında fevkalade mübalağalı hikayeler duydukları için yüreklerini korku sarmış, bunlarla
Sayfa 287 - Yapı Kredi YayınlarıKitabı okudu
61 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.