"Haklı olanların hakkını hiçbir vakit kaybettirmedim. İntikamla hareket etmedim. Böyle bir hırsa hiç düşmedim. Allah'ın kullarına karşı şiddet ve zulümden sakındım. Bunlara karşı daima iyi kalpli, güler yüzlü davrandım."
-Aksak Demir
Bu kitabı okuyup bitirdikten sorna büyükçe bir dehşete kapıldım. Yazar ne söylüyor? Söyledikleri doğru mu? Bu gelişmelere tarih ne diyor? Cevap şuydu: Ya yazar palavra atıyordu ( ki bu palavra bol kaynakçalı profesyonel bir palavra) ya da yazar bize hakikati göstermişti ve Timur-lenk ile ilgili bildiğimiz her şey bir yalan ve iftiradan ibaretti.
Tarihi süreçte büyüklerimizin kahvehane köşelerinde, gençlerin kafe ortamlarında birbirini yedikleri (birbirimizi yediğimiz) şahsiyetler bolca vardır. Misal: Sultan 2. Abdülhamid. Birçok misal bulunabilir ancak içlerinden biri vardır ki, mevzubahisimiz Timur-lenk, Aksak Timur, yazarın deyişiyle Aksak Demir'dir. Bu eser de tartışmalara çift taraflı bir bakış açısı koymaya çalışarak dahil olmuştur. Bu tartışmanın iki tarafı vardır:
1.si, Kellelerden kuleler dizen, gözü dönmüş cânî(!), Asya'nın, Avrupa'nın ve dahi Arabistan'ın deccali Timur-lenk.
2.si ise, Doğunun ve batının tek gerçek hükümdarı, adaleti, zekası ve imanıyla örnek bir hakan, Aksak Demir'dir. Yazarımız pek tabii ikinci tarafı tutarak (zannımca pek objektif olduğunu düşünmediğim için) tarihi bir büyüğümüz olan Demir Han'ın devlet politikası,adaleti, savaş stratejisi ve seferleri hakkında bizleri bilgilendirmeye çalışmıştır.
Kitap 25 ana başlıktan oluşmaktadır. İlk bölümlerde Demir'in Müslümanlığı, milliyetçiliği, adaleti ve idareciliği; daha sonra ordu nizamı, bayındırlık işleri, vezirlerinin ve prenslerinin sahip olması gereken özellikleri; en sonunda ise Demir'in