1000Kitap Logosu

Tıp

İlerde eşim bey karşıma çıktığında neden dolar 3 lirayken çıkmadı diye tartışma çıkaracak tip var bende
18
e z g i
bir alıntı ekledi.
egemen, sırayla her bir bireyi güçlü avuçlarının arasına alıp kendince yoğurduktan sonra tüm topluma el atar, toplumun yüzeyini tek tip, kılı kırk yaran ve karmaşık küçük kurallardan oluşan bir ağla kaplar. öyle ki, en özgün zihinler ve en yaman ruhlar dahi kalabalığı aşıp gün yüzüne çıkamayacaktır.o, iradeleri kırmaz ama esnetir ve yönlendirir. yakıp yıkmaz ama doğmasına da izin vermez. velhasıl, her ulusu iktidarın çobanlık ettiği, uysal ve çalışkan bir hayvan sürüsüne çevirir
1
AYKIZ
Kadavra Mevsimi'yi inceledi.
448 syf.
·
10/10 puan
Kadavra Mevsimi - Kitap İncelemesi
Eğer ki şu an kitap yorumculuğu diye bir meslek olsa ve bende o mesleğin piri olan insanlardan olsaydım hiç şüphesiz derdim ki son zamanlarda okuduğum en iyi korku gerilim romanıdır bu kitap. Okumadan önce bu platformdaki yorumlara göz gezdirdim kitap hakkında fikir sahibi olabilmek için. Okuduğum yorumların büyük bir kısmı kitaptan çok büyük bir övgüyle bahsetmişlerdi. O yorumlardan gaza gelerek bir anda başladım okumaya. Kitap ilerledikçe dedim ki insanlar o yorumları yazarken gerçekten haklılarmış. Övülmeyi sonuna kadar hak eden bir korku gerilim romanı. Baş karakterimizin başından geçen olaylar hiç de küçümsenecek olaylar değildi. Okurken sürekli gözleriniz sonuna kadar açılıyor, kaşlarınız alnınıza kadar ilerliyordu. Kitabın çok küçük bir yerinde olaylar biraz durağanlaştı. Durağanlaşan yerden sonraki bölümler o durgunluğun öcünü almak istercesine tekrar hareketli haline geri döndü. Kitapta sürekli somut ve soyut hayatı birbirine karıştırıyorsunuz. Okurken bir yanınız bu yaşananlar gerçek diye bağırırken diğer yanınız saçmalama tamamen hayal ürünü bu diye bağırıyor. İdrakı biraz uğraştırıcı bir kitap. Tüm sırların ulaştığı sonuç biraz sizi havada bırakabilir, beni bıraktı çünkü. Kitabın son sayfasını okuduktan sonra bulunduğum konumu, kim olduğumu ve neden olduğum yerde olduğumu sorguladım. Çünkü kitap kendine o kadar bağlıyor ki bitirdikten sonra hiç abartmıyorum ertesi gün neredeyse tüm gün kitabı düşündüm. Baş kahramanımızın yaşadıklarını, finalinde olan olaylar sizi kendine çok çekiyor. Psikolojik Gerilim - Korku tarzı romanlar okumayı seviyorsanız bie saniye bile düşünmeden bu kitabı alın ve okuyun. Sizi oldukça tatmin edecektir. Biraz korkutuyor bunda hepimiz hemfikiriz. Zira bu korkutmayı hakkıyla ve dozunda yapabilmek gerçekten çok önemliydi bana göre. Kendi fikirlerimin yanına kitabın içeriği, üslubuyla ilgili de fikirlerimi belirtmek isterim. Öncelikle kitabın dili oldukça hafif ve kolay okunan türdendi. Anlatımı oldukça ferahtı, sizi Latince terimlerle boğmaması da ayrıca çok güzeldi. Kahramanımız tıp öğrencisi olduğu için insan ister istemez ağır Latince kelimeler bekleyebiliyor fakat yoktu. Kitapta sevdiğim bir diğer kısımda Emre ve kahramanımızın arasındaki kuvvetli arkadaşlık bağıydı. Gerçekten o kısımları içten bir gülümsemeyle okudum diyebilirim. Emre'nin sürekli ona karşı çözüm yolları sunması, onu içinde bulunduğu korkunç durumdan kurtarabilmek için olağanüstü bir çaba göstermesi ve en kötü anlarında hep yanında olması çok çok özel ve güzeldi. Tabii bir de Orkun vardı. Onun ve kahramanımızın arkadaşlığı da güzeldi. Hele ki gece taktikleri yaptıkları o aktivite... (Okuyanlar ne demek istediğimi anladı:)) Kitap boyunca kahramanımızın ismi asla geçmedi. Ta ki kitabın son sayfalarına kadar. Kahramanımız ismiyle karşılaşınca sanki gerçekten onunla tanışmış gibi hissettim ve bu çok değişik bir duyguydu. Galiba söyleyeceklerim bu kadar. Kitabın konusuna çok. da değinmedim çünkü bunu yapan bir sürü yorum var zaten. Ben naçizane kitapla ilgili kendi yorumlarımı aktarmak istedim. Tavsiye eder miyim? Üst satırlarda da belirttim zaten. Kitabı şiddetle tavsiye ederim. Şayet psikolojik gerilimi kaldırabilecek bir bünyeniz varsa. Zira kitaptaki bazı olaylar akla hayale sığmayacak derece. EN YAKIN ZAMANDA YENİ BİR KİTAP YORUMUYLA GÖRÜŞEBİLMEK DİLEĞİMLE. HOŞÇA KALINN!!
Kadavra Mevsimi
9.0/10
· 221 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
6
Zeynep Alan
bir alıntı ekledi.
Üniversitenin sus pus olduğu, sistemin tek tip öğrenci yetiştirmeye başladığı bir dönemde yaşamaya başladık. Gençlere sadece bir mesleğin teknik yanları öğretilmeye başlandı ama çağdaş, düşünen, tartışan, kendini ifade edebilen, onuruna sahip, eşitlikçi bir insan olabilmeleri için gereken donanım verilmedi. Bir mesleğin toplumla bağlantıları, ülke kalkınmasındaki ve uluslararası ölçütlerdeki yeri ihmal edildi.
Ayşe Kulin
Everest Yayınları
13