“Her yerde çılgın bir büyüme, kansersi bir büyüme vardı. Buldozerler yeşil ormanları dümdüz ediyor, ağaçları odun olarak kenara istifliyordu. Yıkılmış beton binaların beyaz artıkları gri duvarlar önüne yığılıyordu. Kalkınma neden yıkıma bu kadar benziyor acaba?”
''Eski İstanbul'un en övülen yanı terbiyesi, nezaketi, dili idi. O devirde her şeyden önce insana terbiye ve nezaketiyle değer verilirdi. İstanbul'un meşhur külhanbeyleri, tulumbacıları bile terbiye ve nezaketleriyle övünürlerdi.''