Resûl-i Ekrem ﷺ de, kulun tövbe etmesininAllah Teâlâ'yı memnun edeceğini şöyle açıklamıştır: "Canımı kudretiyle elinde tutan Allah'a ﷻ yemin ederim ki, siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah ﷻ sizi yok eder, yerinize, günah işledikten sonra Allah'tan ﷻ af dileyecek bir millet getirir ve onları bağışlardı." (Müslim, Tevbe 11).
Peygamber Efendimiz ﷺ: "Ey insanlar! Allah'aﷻ tövbe edip O'ndan af dileyiniz. Zira ben O'na günde yüz defa tövbe ederim"buyurmuş (Müslim, Zikir 42); sahâbîler, onun ﷺ bir yerde otururken yüz defa: "Allahım! ﷻ Beni bağışla ve tövbemi kabul eyle.Çünkü Sen tövbeleri çok kabul eden ve çok merhamet edensin" dediğini tesbit etmişlerdir (Ebû Dâvûd, Vitir 26; Tirmizî,Daavât 39).
Resûl-i Ekrem ﷺ de "Dünya tatlı ve çekicidir.Allah onun idâresini size verecek ve nasıl davranacağınıza bakacaktır. Sakın dünyaya aldanmayın" buyurmuştur (Müslim,Zikir 99; Tirmizî, Fiten 26).
Kur'an âyetleri güneşe benzer. Gün ışığını alan bereketli topraklar gibi, Kur'an âyetlerinin indiği mü'min gönüller de rengârenk çiçeklere bürünür. Oysa aynı ışık, çürümüş maddelerin daha da kokuşmasına yol açmaktadır.
"Bu sebeple Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir;* gözlerine de kalın bir perde inmiştir. Ve onlara büyük bir azap vardır. (Bakara 2/7)
*Allah ﷻ onların kalplerini mühürlediği için onlar inkar etmiş değildir; onlar inkâr etmiş oldukları için Allah ﷻ onların kalplerini mühürlemiştir.