Sütçü İmam Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü Kelâm Anabilim Dalında Prof. Dr. Olarak görev yapan hoca, bu alanda geçmişten beri mütehassıs derecede tahsil ve çalışmalarda bulunmuştur. Kitap, İmam-ı Azam Ebu Hanife hakkında Türkiye’de yapılmış çalışmalardan faydalanarak hazırlanmış. Vasıl b. Ata hakkında ise Türkiye’de çok ciddi çalışmalar olmamasından dolayı daha derinlikli ve titiz bir araştırma neticesinde ulaşılan bilgiler üzerine hazırlanma imkânı bulunabilmiş.
Kitap, girişten sonra üç ana bölümden ve ‘Sonuç Yerine Bir Değerlendirme’ ile nihayete ermektedir. Birinci bölüm ‘‘Ebu Hanife ve Vasıl b. Ata’nın Kimlikleri, İlmi Şahsiyetleri ve Mezhebi Konumları’’ ikinci bölümde ‘’Ebu Hanife ve Vasıl b. Ata’nın İlk İtikadi Sorunlar Hakkında Görüşleri’’ üçüncü bölümde ise Ebu Hanife ve Vasıl b. Ata’nın Siyasi Görüşleri’’ muhtelif alt başlıklarla ele alınmıştır.
Müellif, sadece bu iki imamımızın fikir ve görüşlerini almaktan ziyade, bu iki imamı temele alarak bir dönemin aktarımını yapıp ve muhtasar bir mezhepler tarihi dersi veriyor. Dönemin siyasi otoritesi ve ilmi otoritesinin nerede, hangi konumda olduğunu bizlere gösteriyor. Dönem içerisinde çıkmış olan siyasi ve özellikle itikadi problemlere genel olarak bu iki imamın ve o dönemin ulemasının da nasıl bir tepki verdiğini, hangi görüşleri benimsediğini ve hangi düşünce sistematiğinin neticesinde bir sonuca vardıklarını aktarıyor.
Kitap, bu alanda çok geniş bir boşluğu doldurduğu kanaatindeyim. Günümüzde özellikle Türkiye’de kendilerini bir mezhebe ve bir imama nispet eden bizlerin ciddi anlamda bilgi ve anlam eksikliği mevcut. İmam-ı Azam Ebu Hanife dediğimiz zaman herkesin önünde saygı ile eğildiği ancak kendisi hakkında zerrece bir malumata sahip olmadığı işin erbabı tarafından da çok net bir
O, nassa da bağlı kalmış akla da. Ne nakil adına akıldan, ne de akıl adına nakilden vazgeçmiştir. O adeta orta yol sünniliğinin karekteristlik özelliklerini kendisinde toplamıştır.
"Bizim gücümüz bu kadarına yetiyor ve bize göre en iyi görüş budur, bundan daha iyisini bulan olursa getirsin onu kabul ederiz."
|İmâm-ı Âzam Ebû Hanîfe