Ömer Faruk

Ömer Faruk
@tlnfaruk
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın başından başlayabilirim. Sen şimdi sevincimin akranısın Efnan
Hz. Ömer, "haberiniz olsun ki Mecûsî devleti kökünden yıkılmıştır. Artık onlar Müslümanlara zarar verebilecek bir karış toprağa dahi sahip değillerdir. Allah onların tüm varlıklarını sizlerin ellerine vermiştir. Bundan sonra Allah sizlerin nasıl davranacağınızı imtihan edecektir. Ben bu ümmet hakkında kolay kolay korkmam, ancak sizin tarafınızdan gelecek kötülüklerden korkarım" sözleriyle ashâbı uyarma ihtiyacı duymuştur. Halîfe başka bir sefer büyük miktarlardaki ganimetlerin Medine'ye getirildiğine şahit olduğu zaman gözyaşlarını tutamamış ve "Allah'a yemin ederim ki Allah bunları kime verdiyse onlar birbirlerini kıskanmış, birbirlerine kin beslemişlerdir. Birbirlerini kıskananları da Allah mutlaka birbirine düşürür" sözleriyle endişesini dile getirmiştir.
Sayfa 230 - Ensar Neşriyat·Kitabı okudu
1000 Kitap
Reklam

Ömer Faruk

, bir kitap okudu
Puan vermedi·312 syf.··
9 günde okudu
·
2024 17. kitabı
Adem Apak
8.9/10 · 758 okunma
Emevi Hanedanlığı
Puan vermedi·312 syf.··
2024 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2024 11:34
Ümmet, peygamber aleyhisselam’ın vefatından hemen sonra ihtilafa düştü. Bugüne kadar peygamber aleyhisselamın içinde bulundu toplumda bütün sorunların çözüm merci o idi. Ancak vefatı ile birlikte bu makamın kim tarafından doldurulup nasıl bir idare yöntemi olacağıyla alakalı bir ihtilaf gün yüzüne çıktı. Bu ihtilaf ise ümmetin önde gelen isimleri vesilesiyle bir çözüme kavuştu ve otuz yıl sürecek râşit halifeler dönemi başlayacaktı. Hz. Osman yönetimin ikinci altı yılıyla birlikte başlayan sorunlar devamında daha büyük fitnelere sebep olacaktı. Şehit edilmesi ile birlikte sorunlar yumağı daha çok büyümüş ve Allah yolunda yan yana mücadele vermiş insanlar bu kez karşı karşıya gelmişlerdi. Medine’de bulunan Müslümanların yoğun talebi neticesinde hilafete geçen Hz. Ali sorunlu bir idare ve zor bir devletin başına geçmişti. Gerek Medine içerisinde gerekse Medine dışında kalan İslam coğrafyalarının Hz. Aliye muhalefeti gün geçtikçe büyüyordu. Bu muhalefetin temel sebebi ise selefi olan Hz. Osman’ın katillerinden hesap sorulmasının istenmesiydi. Ancak Hz. Osman’ı kuşatıp şehit edenler devleti de kuşatmış vaziyetteydi. Bu muhalefetin en şiddetlisi ise Şam valisi Muaviye tarafından yapılıyordu. O, Hz. Osman’ın katillerinin bulunmasını talep etmekle birlikte türlü propagandalarla Hz. Aliye olan muhalefetin ateşini de körüklüyordu. Bu sorunlar yumağının neticesinde iki ordu karşı karşıya geldi ve büyük bir savaş patlak verdi. Savaşı kaybedeceğini anlayan muaviye ve taraftarı hemen bir hileye başvurarak mızraklarının ucuna Kur’an nüshası takarak savaşın durmasına sebep oldular. Bunun bir hile ve aldatmaca olduğunu Hz. Ali çok iyi biliyordu ancak ordusunun içerisinde bulunan güçlü bir radikal grubun diretmesiyle savaşı durdurup hakem vesilesiyle bu mevzuyu nihayete erdirmeyi kabul
1000 Kitap
Ana Hatlarıyla İslam Tarihi - 3. CiltAdem Apak · Ensar Yayınları · 2019758 okunma
Ömrünün önemli bir bölümü (52 yıl) Emevî idaresi altında geçmiş olan Ebû Hanife'ye göre Emevî yöneticileri meşru olmayan yöntemlerle ve haksız olarak idareyi ele geçirmişler ve halka haksızlık ve zulüm yapmaktadırlar. Bunlara karşı mücadele veren Hazreti Ali'nin çocukları ve torunları (Ehl-i Beyt) ise haklıdır. O, özellikle Hazreti Hüseyin'in torunu İmâm Zeyd b. Ali (ö 122)'den yana olmakla beraber, Ehl-i Beyt'in diğer kolu olan Imâmiyye'nin ise siyasî görüşlerini reddetmektedir. O, yukarıda da temas ettiğimiz üzere, Abbâsîlere önce ümit bağlamış, fakat daha sonra bunların da Emevîlerden pek farklı olmadıklarını görünce onlardan da uzaklaşmıştır. Abbâsîler de onu sistemlerinin içine çekmeye çalısmışlarsa da onlara da asla boyun eğmemiş, onun bu onurlu ve dik duruşu ne yazık ki hayatına mal olmuştu. Ebû Hanîfe, daha sonraki dönemlerde kendi adına ortaya konmaya çalışılan "zâlim de olsa ululemre/emir sahibine/yöneticiye itaat etme görüşü ile hiçbir ilgisi olmadığını bu şekilde ortaya koymuş bir âlimdir. Zira o, İslâm'da hiç kimseye kayıtsız şartsız itaat prensibi diye bir şey olmadığını çok iyi bilen büyük İslâm düşünürlerinden biridir.
Sayfa 218 - Rağbet Yayınları·Kitabı okudu
1000 Kitap
Adamın biri Hz. Osman'ın Yahûdi olduğunu söylermiş Ebû Hanife bu adama giderek, bunun kızını birine nişanlamak için geldiğini söyler. Adam, "kimin için"? diye sorunca, Ebû Hanife: "Şerefi çok, malı bol, Allah'ın Kitâbının hafızı, geceleri ibadet eden, cömert, Allah korkusundan çok ağlayan biri" deyince, adam, "ikna olmam için bu kadarı yeter ey Ebû Hanîfe" dedi. Ebû Hanîfe ise: "Yalnız bu adamın bir özelliği var" dedi. Bu adam tekrar "nedir? diye sorunca, Ebû Hanîfe: "Bu adam Yahûdîdir"" dedi. Adam: "SübhanAllah! Kızımı bir Yahûdiyle evlendirmem için mi geldin"?! dedi. Ebû Hanîfe bu defa, "yapma" dedi. Adam, "Hayır" deyince, Ebû Hanîfe, "sen bile kızını bir yahûdiyle evlendirmek istemezken, Hz. Peygamber nasıl evlendirir" deyince adam hatasını anladı ve tevbe etti.
Sayfa 176 - Rağbet Yayınları·Kitabı okudu
1000 Kitap