Cinsellik yaşamak isteyen erkekler buraya gelir, görevli rahibeye ismini yazdırır, avluda bekleyen rahibelerden ya da kendisini adak olarak sunmuş kadınlardan hangisini beğenirse önüne gümüş bir sikke (Belirli bir bedel yoktu. Verilen ücret sadece sembolikti.) atarak, "Senin şahsında Tannça Inanna'yı çağırıyorum." derdi.
Ve o kadını ya da rahibeyi alarak bir odaya giderdi. Bu bir tür nikahtı aslında. Bir sefere mahsus çiftleşmeyi tanrı huzurunda resmileştiriyordu. Kutsal rahibelerin aldıkları para tapınağa aitti. Ve kurmuş oldukları bu ilişkilerle şahıslarında Inanna'nın tecelli ettiğine ve seks sırasında aldıkları hazla İnanna'nın mutlu olduğuna inanılırdı. Hamile kalanlar, tapınakta doğum yapar ve çocukları tapınakta büyütülür ilerleyen yaşlarda da isteyen tapınakta çalışır ve yaşar; isteyen halka karışırdı. Enheduanna'nın babası da bir rahibenin çocuğuydu. Tapınakta büyümüş ve sarayda üst düzey görevler yapmış, sonunda kral olmuştu. Bu rahibeler halk tarafından da kutsal kabul edilirdi. Toplum içinde büyük bir saygı görürlerdi. Ve kutsal rahibeleri diğer kadınlardan ayırmak için başörtüsü takma zorunluluğu vardı. Erkeklere cinsel hizmet vermedikleri zamanlarda da her rahibe gibi tapınakta olağan işleri yaparlardı.