Tamer Yiğit

Tamer Yiğit
@tmrygt
Satan sum et nihil humanum a me alienum puto
Onlar arasında tam bir birlik varsa, ne kadar az da olsalar sarsılmaları olanaksızdır.
Sayfa 229
Reklam
Keşfinden az zaman sonra, Lord Carnarvon can çekişmeye başladı ve korkunç vizyonlar içinde, Tutankhamon’un İsmini haykıra haykıra öldü. Albay Aubrey Herbert, kralın mumyasını görür görmez, hemen hemen o anda toprağa verildi; sonra, Lord Camarvon’a hastalığı süresince bakan hemşire, mezarda onu takip etti. Bütün Teb ovasında ağızdan ağıza «firavunun lânetlinden söz edilmeye başlandı. Howard Carter’in sekreteri, mezarın açılışı sırasında hazır bulunan. Lord Westbury’nin tek oğlu, bilinmeyen bir hastalığa yakalanarak esrarlı bir şekilde öldü. Sonra sırasıyla, Howard Carter’in yakın dostu Profesör La Fleur, cenaze odasının duvarını delen Arthur Mace, Tutankhamon'un mezarına ilk girenlerden ve birkaç gün sonra kendini asan Doktor Evelyne White öldüler. Zamanın bir havâdis yazarı, bu sonuncu için «Ona yaşayacağı hayat yerine ölümü tercih ettiren bir lânetten öldü» demektedir. Sonra, Tuntankhamon’un mumyasının radyografisini incelediğinin ertesi günü Archibald Douglas Ree, anlatılmaz bir fenalık hissederek ânî bir ölümle öldü. Otto Neubert’in bize naklettiğine göre, bu kadar esrarlı ölümler hakkında, kendi adına araştırma yapmak isteyen bir Mısır hükümet mensubu, yanına bir yılan oynatıcısı alarak Krallar Vâdîslne gitti. Araştırmasına başlar başlamaz o da öldü! Bundan sonra da, Eski Mısırlıların öbür dünyasına yapılan bu meş’um seferden sonra, mumyaya ilk dokunanlardan biri olan Douglas Derry; Tutankhamon’un silahları arasındaki bir maşrapaya dokunan G. Davis; Lady Carnarvon, Profesör Breastead, Winlock, Hakness, sir Alan Gardiner. Foucard, Jay-Gould, Joel Woolf toplam olarak ön yedi kişi öldüler! Ayni ekipten bunca ölümü nasıl açıklamalı? Otto Neubert «Bir zehir miydi?» diye yazıyor; Mısırlılar zehirlerin karışımı hakkında çok büyük bilgi sahibi idiler. Rahipler ölü odasının
Sayfa 154·Kitabı okudu
Tarih
Tutankhamon'un cenaze salonunun giriş kapısı üstünde «Burada dinlenen firavunu ebediyeti içinde rahatsız edecek kişiye ölüm kanatlarıyla dokunacaktır» diye yazılıdır.
Sayfa 149·Kitabı okudu
Tarih
Muskalar, büyüler, sihirli işaret ve sözler, boyna asılarak taşınabilen veya kapıya asılan tılsımlar.. Dünyanın bütün halklarında korkutucu veya gülünç özelliklere sahip olmuşlardır. Mısırlılar bu sırlı şeyleri kötü ruhların etkilerinden, kötülük taşıyıcı akreplerden kurtulmak için, kızgın timsahların hücumundan kendilerini korumakta kullanıyorlardı.
Sayfa 148·Kitabı okudu
Tarih
Herodot, fakirlerin mumyalayıcılarının «kendilerine emânet edilmiş ölü kadınlar genç iseler, bazan onlara tecâvüz ettiklerini» anlatıyor. Bu yüzden, diye ilâve ediyor «genç ölüler mumyacılara götürülmeden üç gün bekletiliyordu. Çok iyi bilgi edinmiş olan Herodot, akrabaları ve dostlan çok fakir olan ve ölüye uygun bir cenâze töreni yapamayan, yani birinci ve ikinci sınıf mumyalama sağlayamayanların uğradıkları bir parça saygısızca muâmelenin ilgi çekici ayrıntılarını bize vermektedir.
Sayfa 141·Kitabı okudu
Tarih
Reklam