İnsanların çoğu gökyüzündeki tanrıları işine geldiği gibi kullanıyor. Ama ben sadece Inanna'yı seçtim. Ve sadece ona hizmet etmeyi tercih ettim. Ben ona Inanna diyorum Teğmen, siz Enki diyebilirsiniz ya da başka bir isimle seslenebilirsiniz. Önemli olan isminin ne olduğu değil, kim olduğudur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Öğretilerin aklıma kilit vurduğunu; düşüncelerim o kilitleri açmaya başladığı zaman fark ettim. Akıl her canlıda var lakin geliştiren ve insanları farklılaştıran düşünme yeteneğidir.
Zannetmişti ki inanç sadece tapınakta yaşanabilir ve tanrılara sadece tapınakta ulaşılabilir. Ancak şu an içerisinde bulunduğu huzurlu ortamda, yıldızların altında, nereye gittiğini bilmediği bir teknenin güvertesinde Inanna'yı bulmuştu.
Inanna
Kalbimizdekini ve geleceği bilen
Gözlerimizle her şeyi gören
Kulaklarımızla her şeyi duyan
Sen geceye inat doğan güneşsin.
Gündüze inat yükselen yıldızsın.
Düşünen aklımsın
Yazan kalemimsin
Ülkeme hayat veren nehirsin
Her gün değişen ay gibi
Yeryüzünü değiştirensin.
Bütün güzelliklerin tek sahibisin.
Bahsettiğim tabletleri Ennugi isminde bir başrahip yazmış. Bir zamanlar atalarımız tek bir tanrıya inanıyorlarmış. O Tanrı, tıpkı soluduğumuz hava gibi her yerdeymiş. Hem içimizde hem dışımızdaymış. Yaşamın kaynağı oymuş. Sonra, atalarımız o tek tanrıyı peynir dilimleri gibi parçalara ayırmış ve kendi istedikleri gibi biçimlendirmişler. Birisi yıldırım tanrısı olurken diğeri yağmur tanrısı, bir başkası güneş tanrısı olmuş. Ve liderlerimiz olan atalarımızın isimlerini tanrılara bahşetmişler ki unutulmasın, saygı ile anılsınlar. Bu tabletlerde okuduklarımla bana öğretilenleri birleştirince İnanna'yı daha çok sevdim ve kendimi ona adadım.