TNU

TNU
İyi bir kitap okuduğumda yazarına çay demlemek istiyorum
Hemşire
OMÜ
Ankara
Zonguldak, 16 Nisan
287 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
Zaman meselesi ne acayip. Aynaya baktığımda beni üzen zaman, ektiğim bir fidana bakıp büyüdüğünü gördüğümde mutlu ediyor. Zamanla her şey geçiyor da, bu geçicilik de insanı dünyaya yabancılaştırıyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Boğulan balıklar varmış, bunu duymuş muydun? Tamamen suyun altında yaşamaya göre dizayn edilmiş olmalarına rağmen bir şekilde nefessiz kalıp ölüyorlarmış. Bence etrafındaki balıkların hayvanlıklarına daha fazla dayanamadıkları için… Diğer balıklar sadece nereye geldiğinde ilgileniyor, oraya nereden geldiğine kimse bakmıyor. Birileri için üç kulaçlık yolları kat edebilmek adına solungaçların şişene kadar yüzmüş olsan da okyanus için bu hiçbir şey ifade etmiyor. Zor demiyorsun, kolay sanıyorlar Osman. 
Kendi küçük dünyamda ise günler öyle ya da böyle geçiyor. Tek başıma bitiremediğim ekmekler bayatlıyor ama kalanını kuşlara veriyorum. Çay demlesem ziyan olacak diye poşetleri bardaklara sallıyorum. Eskisi gibi sofralar kurayım, kahvaltılar hazırlayayım gibi heveslerim kalmadı artık. Buzdolabının önünde bir şeyler atıştırıyorum, pratik oluyor, buzdolabımı seviyorum. İnatçı kavanoz kapakları için basit bir teknik buldum, kenarından bıçakla fıs yaptırıyorum hemen açılıyor. Dans etmek istediğimde vileda sopası hiç itiraz etmiyor, kitap okusam kimse ses çıkarmıyor… Vurdulu kırdılı filmlerden de kurtuldum, sanata doyuyorum. Esasen yalnızlıkla bir problemim yok yani, ben sensizliği pek sevmiyorum. 
Su samurları, akıntı ile farklı yerlere sürüklenmemek için uyurken el ele tutuşurlarmış. Bu bilgi azıcık ağlamama neden oldu ama o akıntıdan bahsetmeyeceğim, olayı dramatize etmek istemiyorum. Ben asıl sana hamamböceklerinden bahsetmek istiyorum. 250 milyon yıldır hiç değişmemiş olduklarını biliyor muydun? Dünyanın başından neler gelmiş geçmiş ama onlar hâlâ ilk günkü gibi yaşıyorlar. Atom bombası filan atılıyor, “Bize fark etmez” deyip yaşamaya devam ediyorlar. İşte ben de sana karşı, tıpkı hamamböcekleri gibi, başından beri değişmeyen bir sevgi besliyorum. Tarif etmek için daha sevimli bir hayvan bulamadım, özür diliyorum, ben barışmak istiyorum Osman. 
Dakikalari icat eden Babillilere her dakika sövüyorum. Zamana bağlanan her şeye sövüyorum ama çiçek saatleri hariç, ne bileyim. Mesela 13, on üçüncü saati, saatle sınırlandırılmamış nihai vahşi saati simgeliyormuş. Bu yüzden uğursuz diye anılıyormuş. Oysa son denilen şeyin de sonrasının olması fikrinde bir uğursuzluk olduğunu düşünmüyorum. 13 sayısını öz evladım gibi seviyorum. Bunun konumuzla olan ilgisini anlatamasam da ben ayrılmak istiyorum Osman.