Meksikalı yazar Jorge Ibargüengoitia’nın Ölü Kızlar romanı… Bu kitap beni resmen hazırlıksız yakaladı. Beklediğimden çok daha sert, çok daha zekice bir metin çıktı.
Kitap, 1960’larda Meksika’yı sarsan, genelev işleten kız kardeşlerin vahşetinden (Las Poquianchis) esinleniyor.
Hikayeyi, düz bir anlatımla değil de polis sorgu tutanakları, tanık ifadeleri ve resmi raporlar üzerinden okuyoruz. Bu yöntem, olaylara karşı mesafeli durmanızı sağlarken, bir yandan da dehşetin çıplaklığıyla yüzleşmenize neden oluyor.
İşin en hayran kaldığım tarafı ise yazarın kara mizahı kullanışı. O kadar acı ve karanlık olayları anlatırken bile, karakterlerin absürtlüğü ve sistemin çarpıklığı üzerine öyle soğuk kanlı bir hiciv yapıyor ki, okurken istemsizce bir gülme geliyor ama o gülüş boğazınızda düğümleniyor.
Kitap ilerledikçe, sadece Baladro kardeşlerin intikam hikayesini değil, rüşvetle dönen siyaseti, orada olmayan devleti ve bu kokuşmuşluğun yarattığı toplumsal trajediyi de görüyorsunuz.
Kafası karışık, akıcı ve gerçekten nevi şahsına münhasır bir kitap. Farklı tatlar arayan herkese şiddetle tavsiye ederim.