Çalar güneş bütün kapıları
mucizeler yaratır buğdaylardan.
Kırmızıdır ilk şarap,
taze bir çocuk kadar tatlı,
ikinci şarap serttir
bir gemici sesi gibi
topazdır üçüncü şarap,
hem gelincik, hem ateş.
sürdürür dalgalar türkülerini,
onca eli olsa da denizin,
onca ağzı, onca öpüşleri,
hiç bir el uzanmaz sana,
hiçbir ağız öpmez,
derken, anlarsın
nasıl zayıf olduğunu:
şimdi anlıyoruz ki arkadaşız
dönüyoruz kollarımızı açmış
ve işte deniz, dans ediyor
bize dokunmadan.