"Kimsenin öfkesini, üzüntüsünü, hüsranını konuşarak ortadan kaldıramazsınız ama sünger görevi görerek o an yaşadıkları duygusal yoğunluğu emebilirsiniz. Eğer kendi dengenizi koruyabilirseniz, onlar da sizin sakinliğinizi yakalayacaklardır."
Başkalarının maksat ve duygularını anlamaya çalışırız. Dünyayı anlamlandırma çabamızın bir parçasıdır bu. Çevremizdeki insanların duygularını sezer, sünger gibi emeriz. Bu özellikle de çok vakit geçirdiğimiz ve sırtımızı en çok yasladığımız insanlar için geçerlidir. Çocuklar çevrelerindeki insanların duygularına bilhassa hassastır.
"Kalbinizi ne kadar düşünüyorsunuz?
Siz daha doğmadan, bu mucizevi makine bedeninize istikrarla yaşam enerjisi pompalamaya başlamıştı bile. Güneş doğuyor, güneş batıyor, her gün en az 115 bin atış, hepsinin de amacı sizi hayatta tutmak."