Sufilerin ahlak ve ibadet ile kimya ilmi arasinda iliski kurmasinin nedeni budur: kimya ilmi,dogadaki madenleron degisimini ele alirken ahlak ilmi -soz gelimi- insan ahlakinin degisimini ve muspet yonde baskalasmasini ele alir. Bu yonuyle ahlak ilmi doga bilimlerinden birisi gibi insan idrakini genisletir ve onun kavrayisini yuceltir.
Insan iman ve niyet ile dusuncesini islah eder,dogru dusunmeyi,varligi oldugu hal uzere idrak ederek hareket etmeyi ogrenir. Iman sayesinde zihin yeni bir idrak boyutu kazanarak kalp adini alir. Kalp gercekte “iman ile ikmal edilmis insan akli” anlamiyla ibadetin insana kazandirdigi idrak aracidir.
Beyni sadece bencil akil yurutme aygiti olarak tanimlayan dusunce, ihtimam duygularini bile komplocu bir bakis acisiyla ele alir, “yardim ediyoruz,cunku bundan bir cikar umuyoruz,” der. Peki, neden bir gruba ait olmak bize kendimizi iyi hissettiriyor? Neden anlasiliyor oldugumuz hissi bu kadar degerli? Neden sonunda hic menfaatimiz olmasa bile, gizlikapakli yaptigimiz bir yardim icimizi huzurla dolduruyor? Bencillik gorusu yandaslari, bu sorulara cevap vermekte zorlaniyor.