Ayaklarımın ucunda bir süs olarak konmuş küçük dar aynada biçare yalnızlığımı seyrede seyrede bir müddet daha dolaştım.Artık etrafıma bakmıyordum; kendimi içimde uğursuz bir musuki gibi yükseldiğini hissettiğim düşüncelere bırakmıştım...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yük vagonlarında isli lambaların altında bir yığın soluk ve yorgun benizli çocuklar birbirine yaslanmışlar;bu ezik,eritilmiş kurşun gibi yakıcı ve yaktığı yerde öyle külçelenen türkülerden birini söylüyorlardı.Hiçbir şikayet bu kadar korkunç olamazdı.
Asıl yolculuğu galiba üçüncü mevki vagonlarda aramak lazım.Gerçek hayatı halk arasında aramak lazım geldiği gibi...Çünkü orada insanlarla en geniş manasında temas var.
Kendisine söylenenleri son derece rahat bir dinleyiş tarzı vardı.Bununla beraber araya garip bir mesafe koymasını da biliyordu.Bu mesafe,yalnız yaptığı işlerden veya mevkiinden gelmiyordu,Mustafa Kemal’liğinden geliyordu.