İnsanı insan yapan seçimleriyken insanların seçim hakkını ellerinden almak ne kadar toplumu düzeltebilir ?
Topluma kazandırmayı hedeflediğimiz her bireyin önüne engel olan bizler olabilir miyiz ? Onları küçümseyen, korkan, iğneleyen bakışlarımızla iyileştirebilir miyiz? Onlara hiç bir zaman düzelmiceklerini söyledikten sonra düzeliceklerine inanmasını beklmek çok saçma değil midir? Olayları örtmeye çalışan tek dertleri seçim olan hükümetler gerçekten topluma kazandırmaya çaba gösteriyorlarmıdır ? Bu bireyler kötülük getirmiş olabilirler belki suçu hak etmiş olabilirler ama seçimlerini elerinden alarak onları karanlığa sürüklemiyor muyuz? onlara kendi doğrularımızı dayatarak değişmeleri için ilaçlar ya da şiddet uygulayarak onları gerçekten de değiştiriyor olabilir miyiz bence hayır Değişmek istemeyen bir insanı değiştirmeye çalışarak ona acıdan fazla bir şey katamıyoruz
Değişim insanın içinde başlayan bir şeydir onlara ceza versek bile aynı şeyi tekrar daha dikkatli bir şekilde yapıcaktır ama onları değişebiliceklerine inandırırsak gerçekten değişirler mi ?
İnsan ne garip bir varlık değil mi? Kendi zevklerimiz için bedenlerin içindeki ruhları öldürebiliyoruz peki ne uğruna? Catherine nin yeniden doğuş hikayesi bize vazgeçmemeyi hatırlattı. Zarar görmüş ruhların içinde atan o yüreklerin içinde ki masum duyguları hayalleri çok iyi şekilde kaleme almış yazar
Catherine hayatında yaşadığı olaylara karşı güçlü duran harika bir kadın.
Kötülüklerin onu ezmesine hiç izin vermedi. Duvarlar ördü belki ama o duvarların arasında da kaybolmadı.
Rizzoli gündüz gece demeden çalışan harika bir kadın. Onu görünmez kılmayıp fikirlerine önem verseler neler yapar kim bilir ?
Erkekler arasında büyüyüp kendini belli etmeye çalışıp durmuş ama ne var ki pek mümkün olmadı. Çok ezildi Rizzoli kendine sert bir duvar ördü görmek isteyen o duvarları görürdü ama kimse görmeye değecek kadar umursamadı. Günümüz güzellik algısına uymayan 21. yy kurbanı kendisi
Sesini duyurabilmek için o kadar çalıştı ki avazı çıktığı kadar çığlık attı. Belki de birileri
duyar diye düşündü ama kimse duymadı onu
Kendi çığlığında boğuldu. Bir moore duydu aynı hisleri hissetmeyen bu adam onu ne kadar iyi anladı bilmiyorum ama Rizzoli yi iliklerimize kadar hissettik.
Kitap insan duygularını piskolojisini çok iyi
bir şekilde ele alıp günümüzü eleştirmeyi de ihmal etmemiş Kesinlikle okunması gereken güzel eserlerden bir tanesi.
CerrahTess Gerritsen · Doğan Kitap · 201217,3bin okunma