"Glória'nın gözleri çok ağlamış gibi kıpkırmızydı. Ama kendini toparladı, Totóca'yla bana dönüp, 'Çocukların yatma saati geldi.' dedi. Böyle söylerken yüzümüze bakıyor ama bu gece aramızda çocuk olmadığını biliyordu. Hepimiz büyüktük. Küçük küçük parçalarla, aynı üzüntüden payını alan büyük ve üzgün kişiler."
Biliyor musun Totóca, bir armağan almayı o kadar isterdim ki. Bir tek armağan. Ama yeni olsun. Benim olsun yalnızca...
Sayfa 49 - Can Roman·Kitabı okudu
1000k
Reklam
Totóca'yla bana dönüp, "Çocukların yatma saati geldi," dedi. Böyle söylerken yüzümüze bakıyor ama bu gece aramızda çocuk olmadığını biliyordu. Hepimiz büyüktük. Küçük küçük parçalarla, aynı üzüntüden payını alan büyük ve üzgün kişiler.
Sayfa 49 - Can Roman·Kitabı okudu
Nereye gidiyorsun, Zezé?" "Lastik pabuçlarımı kapının önüne koyacağım." "Koymasan daha iyi edersin." "Hayır, koyacağım. Kim bilir, belki bir mucize olur da içleri armağanla dolar. Biliyor musun Totóca, bir armağan almayı o kadar isterdim ki. Bir tek armağan. Ama yeni olsun. Benim olsun yalnızca..."
Sayfa 49·Kitabı okudu
“Babam beni bu durumda görünce birkaç tokat attı ve Totóca'ya öğütler verdi. Babam, Totóca'yı hiç dövmezdi, beni döverdi yalnızca. Çünkü kötü olan her şey vardı bende!”
Sayfa 100·Kitabı okudu
Alıntı
“Başımı eğdim ve Totóca'nın dediği gibi, yalnız zengin kişileri seven küçük İsa'yı düşündüm.”
Sayfa 55·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam