Kerem

Mütekellime Tâzim~Sözlerin Sahibine saygı göstermek:
İşte bu gibi tazimden dolayıdır ki, Ebu Cehil bin İkrime, Kur'an'ı açıp okuyacağı sırada "Bu Rabbimin kelamıdır, bu Rabbimin kelamıdır" diyerek düşüp bayılırdı. Şüphesiz kelama tazim, mütekellime tazimdir. Kişi, mütekellimin sıfat, efal ve celalini düşünmeden azametini anlayamaz. Yerleri, gökleri, arş ve kürsüsünü, bunlarda bulunan insü cinniyi, bütün canlı varlıkları, bitkileri ve diğer maddeleri düşündüğü ve bütün bunları yaratıp rızıklarını veren ve yaşatanın bir Allah olduğunu, her şeyin kabza-i kudretinde fazl ve rahmeti ile suhtu gadabı arasında bulunduğunu, in'am ederse fazlı ile in'am ettiğini, ukubeti adl ile olduğunu, azamet ve celalin en yüksek derecesini ve bunlar cennete, bunlar da hemen cehenneme diyecek olanın ancak o olduğunu bildikten sonradır ki, üstünlüğün azametini anlamış olur. İşte bunları düşünmekle mütekellimin azametini anlar ve böylece kelamına da en büyük tazimi gösterir.
Sayfa 943·Kitabı okuyor
Din
Reklam
Hak geldi bâtıl zail oldu.
Güneşin şûlesinde gölgenin duramadığı gibi, hikmet-i kelamın karşısında da batıl ayakta duramaz.
Sayfa 943·Kitabı okuyor
Din
“Hikmet, sesin canı ve ruhudur.”
Hikmet ehlinden birisi, hükümdarlardan birisini peygamberinin dinine davet etti. Hükümdar kendisinden bazı şeyler sordu. Hakim de hükümdarın anlayabileceği şekilde açık cevaplar verdi. Bunun üzerine hükümdar: "Peygamberlerin getirdikleri kitapların beşer kelamı olmayıp Allah kelamı olduğunu iddia ediliyor. Allah kelamı olduğuna göre bunu anlamaya insanların gücü yetiyor mu?" diye sordu. Hakim: "İnsanlar, yürütmek, durdurmak ve sağa sola döndürmek gibi bazı maksatlarını kuşlara ve hayvanlara anlatmak istedikleri zaman, kendilerinin akıl nuru ile buldukları düzgün, güzel ve edebi ifadelerini, hayvanların anlayabileceği ve kendi seslerine uygun bir şekilde birtakım lettâyin ve boş sözlerle onlara hitap ederek maksatlarını anlatmıyorlar mı? İşte bunun gibi Allahu Teala da kelamının künhüyle ve bu sıfatının kemali ile insanların anlayamayacağını bildiği için onlara da aynı muameleyi icra eder ve anlayabilecekleri ses ve harfler ile onlara hitap eder. Böyle olması, kelamın şerefiyle şereflendiği ve azametiyle tazim edildiği kelam sıfatında saklı bulunan hikmet manalarını men etmez. Sesler, hikmetin evi ve cesedidir. Hikmet, sesin canı ve ruhudur. Cisimler ruhun mekanı olduğu gibi, söz ve sesler de kendilerinde saklı olan hikmet ile şereflenirler.
Sayfa 943·Kitabı okuyor
Din
Kuran okunurken riayet edilecek bâtıni ameller
1. Kelamın aslını anlamak. 2. Tazimde bulunmak. 3. Huzûr-ı Kalp. 4. Tedbir. 5. Tefehhüm. 6. Anlamasına engel olacak manileri atmak. 7. Tahsis, yani kendisine hitap edildiğini bilmek. 8. Teessür. 9. Terakki. 10. Teberrî.
Sayfa 941·Kitabı okuyor
Din
Kur'an Okumanın Zahiri Adabı: Ağlamak
Kur'an okurken ağlamak müstehaptır. Zira Resulü Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyuruyor: اُتْلُوا الْقُرْآنَ وَابْكُوا، فَإِنْ لَمْ تَبْكُوا فَتَبَاكَوْا Kur'an okurken ağlayın, Eğer ağlayamazsanız ağlar gibi yapın. (ibn-i mace, Sa'd bin ebi Vakkas Radıyallahu anh'dan)
Sayfa 931·Kitabı okuyor
Din
Reklam