Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur: "Üç kişi bir köyde veya sahrada bulunur ve aralarında cemaatle namaz kılınmazsa şeytan onlara hakim olur. Öyleyse cemaatten ayrılma. Çünkü kurt ancak sürüden ayrılan koyunu yer."
Bir gün Hazreti Peygambere görme engelli bir adam gelip:
Ya Resulallah, beni mescide götürecek yedekçim yoktur diyerek evinde namaz kılmak için müsaade buyurmasını istedi. Peygamber Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem de ona müsaade etti. O adam dönüp giderken:
“Ezan sesini işitiyor musun?” diye sordu. O adam
“Evet ya Resulallah” deyince:
Öyleyse davete icabet et, buyurdu.
Namaz vakti geldiği zaman Hazreti Ali'nin benzi sararırmış. Sebebi sorulduğunda, "Göklere, yere ve dağlara arz edilen ve yüklenmekten çekindikleri emanetin, (namazın) vakti geldi de ondan," diye cevap verirmiş.
Sahabe-i kiram hazaratı, kıldıkları her namazı son namazlarıymış gibi kılarlardı. Evliyaullah büyüklerimiz de öyle. Hazreti Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir zata şöyle tavsiyede bulunmuşlardı: "Son namazını kılan bir kişinin namazı gibi namaz kıl."
Kim benim zikrimden, (namazımdan) yüz çevirirse, onu dünyada zor bir hayata sokarız. Kıyamet günü ise onu kör olarak diriltiriz.
Der ki: "Rabbim, niye beni kör olarak dirilttin? Ben dünyadayken gören birisiydim." (Taha 124-125)