“Bir lokma, bir hırka” tavrını karalayan kapitalistik anlayış sahipleri, Müslümanlar arasında tüketim eğilimlerini kamçılamak istemişler, Müslümanlarda mal düşkünlüğü meydana getirmeye çalışmışlar, böylece kendi mallarına karşı bir piyasa oluşturmaya girişmişlerdir. Şimdi günümüz Müslümanları ihtiyaç duymadıkları mallafı satın almak zorunda kalıyorsa, bu, kapitalistik propagandanın baskısına yenik düşmelerinden ileri geliyor. Bu durumun kimin işine yaradığını söylemeye gerek bile yok. İşin en ilginç yanı, bu basit formüle karşı sağcılann ve solculann ortak bir cephe oluşturmuş bulunmasıdır. Bu ilginç durum kafalara bir soru çengeli atmasın mı?
“Bir lokma, bir hırka”formülü aslında, insanların zengin olmak için çalışmalarına engel değil. Onun engel olduğu şey dünya metasına, mala, eşyaya insanlann köle kılınmasıdır.
Dünyaya, mala, eşyaya köle olmayan; dünyayı, eşyayı, malı kendisine köle kılmaya aday olmuş demektir. Bu durumunu Allah’a kul olma bilinciyle pekiştirebiliyorsa elbet.