Bu Kez Düşmeme İzin Verme - Çorak Topraklar
10/10
·543 syf.··
2026 22. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Nisan 2026 22:27
Doğdunuz evi seçemezsiniz. Annenizi babanızı seçemezsiniz. Ama dünyanızı değiştirmeyi, sevgilinizi, kocanızı, en yakın arkadaşınızı kendiniz seçebilirsiniz. İşte Çorak Topraklar tam da bize seçimlerimizden bahsediyor. Bazen doğru bazen yanlış da olsa kalbinin Ka-tet’inde yürümeyi seçenler pişman olmuyor. Kara Kule’nin üçüncü kitabı Çorak TopraklarÇorak Topraklar “Bir Avuç Tozdaki Korku” bölümü ile başlıyor. Orta Dünya’nın bekçilerinden ayı Shardik bu çürümenin ve yozlaşmanın en güzel örneklerinden biri. Eddie ise ilk ciddi silahşörlük deneyimini bu olayla yaşıyor. Suzannah ise kocasına her daim destek oluyor. Roland ise daha önce ölümün kollarına bırakmak zorunda kaldığı Jake’e tekrar kavuşma yolunu buluyor. Ama Jake’i kendi dünyasına getirmek hiç kolay değil. Malikane denen belalı, eski “ben anormalim” diye bağıran bir eve girmek zorunda. Ya evin kendisi de başlı başına bir canavarsa? Jake başlı başına cesur, gözüpek ve çocuk olmasına rağmen olağanüstü atak bir karakter. Sadece kafaya önem verenlerin gittiği bir okula gidiyor. Orada yazdığı kompozisyon çok beğenilse de çıldırmanın eşiğine gelmiş Jake boş bir arsada “Gül” ile karşılaşıyor. Orada Beyaz’ın sesi ve Işın’ın gösterdikleri ile artık New York’ta işinin kalmadığını biliyor. Onu gerçekten seven, anlayan yeni dostlarına doğru yola çıkıyor. Zorlu bir kavuşma… Ve son silahşör Roland yeni ailesi ile Ka’nın ona verdikleriyle mesafeleri aşmaya devam ediyorlar. Aralarına Billy Ahmak denilen çok zeki ve hisli konuşan hayvan “Oy” da katılıyor. Jake’in bir bilmece kitabı var onu da Roland’ın yanına gelmeden önce Calvin Tower’ın dükkanından alıyor. Tower çifte sembollü bir anlam taşıyor ve ileriki kitaplarda sıkça rastlayacağız. Ve zorba Mono Blaine…Lud şehrini delirten elektrik Tanrısı. Ona bela da diyebiliriz. Demirin yaratılmış en
Roman
Çorak TopraklarStephen King · Altın Kitaplar · 20081,721 okunma
Çocuklara kötülüklerden korumak için yapılacaklar listesi
8/10
·195 syf.··
2026 4. kitabı
Suçlular sadece başka insanları hedef seçmediler. Yani yakın akrabalardan yada Koç, hoca amca gibilerden de çıkabilir. Bazı ebeveynler Belki de çocukları tedirgin etmekten korkarak hiçbir şey yapmazlar. Maalesef bu başını kuma gömme tarzı yaklaşım çocukların savunması kalmasına sebep olur. Tüm eleştirilere itaat etmelerini gerektiren katı bir tarzda yetiştirilmiş çocuklar özellikle risk altındadır.@ Hayatta hiçbirimiz her şeyi çözemeyiz, Bu yüzden başkalarının tavsiyelerine başvurur. Çocuk yetiştirme konusunda ucuz teorilere başvuranlar, kendilerini Nasrettin hoca'nın masalında yanlarında bir eşekle ve oğluyla giden hocanın durumunda bulurlar. Yani ne yapsalar çözüm bulamıyormuş gibi hissederler. Sezgi ve sağduyudan yararlanmak Sezgi bir şeyi düşünmeden anlamanı sağlayan ani bir histir. Mesela ani ve sebepsiz bir duyguyla karşıdakinin iyi biri olmadığını hissedebilirsiniz işte bu sezgidir. Mesela bazı iş adamları sahte bir işin neredeyse kokusunu alır. Birkaç yıl polislik yaptım ve Sezgin kayda değer bir şekilde gelişmeye başladı. Sezgi ve sağduyu birlikte gider. Birçok insanın başı sağduyu görmezden geldiği için belaya girer. Sağduyu, eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa, genellikle gerçek olmadığını öngörür. Mesela baba çocuklarıyla aşırı ilgilenen bir Koru şefini tuhaf bulduğunu ancak çocukların ve annelerinin bu ilgiden memnun olduklarını bildiğinden onların mutsuz etmek istemediğini itiraf etmiş. Yani sağduyu ve sezgisini görmezden gelmiş ve bedelini oğlu ve ailesi ödemiştir (tacizci bir Kore şefi olayından alıntı) yetişkinler sağduyu sahibidir bunu çocuklarına da geçirmek için çaba göstermelidir. Küçük çocuklara bile sezgilerine güvenmeleri öğretilebilir. Şüphelenen bir çocuk kaba davranmaktan korkmadan kaçmalıdır. Çocukların sevgilerini
Çocukları Kötülüklerden KorumakRobert Stuber · Beyaz Yayınları · 19986 okunma
Reklam
9/10
·672 syf.··
2026 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 23:20
Seri giderek daha da iyi oluyor ve ben zevkten dört köşe olmuş bir şekilde başından kalkamıyorum resmen. Daha iyisi gelene kadar en iyisi budur. Özellikle bu kitapta sürekli ama sürekli bir şeylerim olması ve bu olanların da son ana kadar bizden saklanması ve pat diye her bir anda şeyin patlamasına bayıldım. Bayıldığım bir diğer şey de birbirinden çok uzakta olan farklı farklı karakterlerin bir şekilde ortak bir yerde buluşmasına tanık olmak. Düğüm olmuş iplerin tek tek çözülüp düz bir çizgide birleşmesi gibi her şey çok hoşuma gitti. Kitap boyunca koşuşturma bir kere bile durmadı cidden nefessiz bir şekilde yuttum kitabı. Bu kitapta genel olarak neler olacağını tahmin edemediğimi fark ettim. Bir bölüm sonra bile nerden geldiğini anlamadığım şeyler oldu sürkli. Kötü bir yerden değil ama bu. Her şey çok mantıklı ilerledi ama benim tahmin etmeyeceğim detaylar vardı hep. Son kısımdaki kralın mevzusunu hiç beklemiyordum mesela. 1 saniye bile olsa üzüldüm kendisine. Başta Chaol’un gelgitleri ve sürekli Aelinin suçlaması beni biraz boğsada sonradan karakter gelişimi göstermesi beni memnum etti açıkçası. O yüzden tower of dawn’u okurken çok sıkılacağımı düşünmüyorum. Bir diğer sevidiğim karakter gelişimini de Manon gösterdi. Bu kitapta tanıdığımız Lysandra’ye bayıldım tam anlamıyla. Aelin’in zaten bir kız arkadaşa ihtiyacı vardı böyle bi anda kendisiyle tekrardan bir araya gelmeleri beni çok mutlu etti. Ve en sonunda o şerefsiz Arobynndan kurtulduk ya içimin yağları eridi.
Queen of ShadowsSarah J. Maas · Bloomsbury Publishing · 20232,301 okunma
Tower
7/10
·172 syf.··
2026 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 21:35
Kıyamet sonrası bir dünyada geçen romantizm novellası. Aslında konusu pek ilgimi çekmese de yazarı merak ettiğim için denemek istedim. Kapağı da çok hoşuma gitti. Kalemi çok akıcıydı ama fazlasıyla düz yazı. Çok kısa bir kitap olduğu için oku geç modunda kısa film tadında bir hikaye oldu. Ben kıyamet sonrası atmosfere ve gerilimlere de odaklanmasını umuyordum ama küçük çete savaşı bile geçiştirildi. Tamamen romantizm odaklıydı. Yine de çok kısa olduğu için önemsemedim. Kitapta sevdiğim şey, Hailey'in mantıklı tavırları ve gereksiz alınganlıklar veya triplerle yormamasıydı. Çünkü genelde yazarlar kadın karakterleri dram için bu şekilde yazma eğiliminde oluyor. Üstelik Hailey, kendinin ve psikolojisinin çok farkındaydı. İçinde olduğu durumu biliyor ve akıllı stratejik davranıyordu. Ve diğer hoşuma giden şey; Levi'yi klasik sert, kaba bir adam olarak okuyacağımı düşünürken öyle olmamasıydı. Seksi ve çok karizmatik olarak yazılmamıştı. Evet güçlü ama bu gücü yazar seksi bir çekicilik gibi göstermemiş. Hem Hailey hem de Levi aslında sıradan hissettiren karakterler ve aralarındaki ilişki ve iki yabancı olarak ilk birlikte oluşları gerçekçi hissettirdi. Bir anda ortaya çıkan süper tutkulu bir çekim oluşmadı. Böyle kısa bir kurguda bu şekilde gerçekçi bir ilişki gelişimi hissettirmesi farklılık kattı ve en çok bunu sevdim sanırım. Claire KentClaire Kent
1000Kitap
TowerClaire Kent · Independently Published · 20253 okunma
8/10
·328 syf.··
2026 2. kitabı
Öncelikle kitabı çok sevdim ve Felixe aşık oldum. Herkese onun gibi bir bey diliyorum ama travmaları olmayan versiyonundan. Kıyamam neler yaşamış ya… Bütün yük minik kelebeğimin omzunda, kardeşleri için kendini feda ediyor hep. Mafya ama kendi ahlak anlayışı var asla taciz tecavüz işlerine girmez fuhuşa bulaşmaz falan. İnanılmaz da dürüst birisi kızı aldı götürdü ama her şeyi anlatıyor. Ya belki düşman o bir dur anlatma ama yok inanılmaz şeffaf. Kıza uyuz oldum ben hiç sevmedim özellikle başlarda. Sonradan alıştım. Kitabın sonu oldu bittiye gelmiş ben biraz daha uzun olsun isterdim buradan puan kırdım.Neyse gelelim konumuzaaaa spoidir okumayın bence Tim Malone isimli bir haysiyetsiz şerfsiz mafya var. Adam öyle bir manyak ki seçtiği zavallı kızlardan çocuk yapıyor sonra çocuk yaptığı gibi kızı öldürüyor. 5 oğlu var hepsinin annesi farklı. Daha kızları bilmiyoruz bile. Bu saçmalık uğruna kaç kız öldü haberimiz yok. Kızlarsa daha reşit bile olmayan kaçırlan kızlar hep. Bizim Felix 16 yaşındayken son kardeş Cato doğuyor ve babaları onu Felixin kucağına bırakıyor al sen bak diye. Sonra bebeğin annesini öldürüyor ve Felixin kız arkadaşına ki kız daha 13 yaşında tecavüz ediyor. Çocukların hiçbirisi babasını sevmiyor bu hayattan nefret ediyorlar ama adam bunlara sürekli işkence yapıyor. Daha küçükler ve kaçamıyorlar. Archer var ortanca kardeş onun da sevgilisi Jille tecavüz edince çocuk artık dayanamıyor kaçıyor. Onun peşine Tim var büyük kardeşi babasıyla aynı isimli o da gidiyor. Kalıyorlar Felix ,Micah ve Cato. Kardeşleri zarar görmesin diye her şeyler uğraşan Felix oluyor. Neyse aradan 18 yıl geçiyor bir gazeteci bizim bu Malonelar hakkında yazıyor. Babaları sonunda öldü ama oğulları da canavar falan diye. Bizim oğlan Christabelle isimli bu ablamızı uyarıyor önce sonra
The Tallest TowerEmilia Finn · Beelieve Publishing, Pty Ltd · 202411 okunma
Çeviri katliamı
10/10
·693 syf.··
2025 74. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 00:00
En sevdiğim serinin bu yayınevinden bu şekilde çıkması beni kahrediyor. TOG'un bu kadar tutkulu sevilmesinin bir nedeni var ve eğer sevmiyorsanız nedenlerinden biri Türkçe baskısından okumanız olabilir. Kitabın ne kadar kötü çevrildiği ve hatalarla dolu olduğu herkesin malumu ama önemli ayrıntılar barındıran koca koca paragrafların yutulması beni dehşete düşürdü. Yutulması derken o paragrafların kitapta hiç yer almamasını kastediyorum. Kitaba Türkçe başlamıştım ama dayanamayıp başında bırakıp orijinaline geçtim, yanyana görüp çok fazla karşılaştırma yapma hataları ve eksiklikleri apaçık görme imkanım oldu. Bunlar benim yakaladıklarım bir de yakalayamadıklarım var onları düşünmek dahi istemiyorum. Lütfen yapabiliyorsanız orijinalini edinip okuyun. Ben seriyi bitirdikten sonra orijinalinden tekrar baştan, acotar da dahil, okumayı düşünüyorum. Normalde inceleme yazmayı düşünmüyordum ama çeviri hususunu belirtme, kitaba ve seriye hakkının verilmesini sağlama ihtiyacı hissettim. Umarım bu serinin kitapları içiyle dışıyla ilerde tekrar elden geçirilip piyasaya sürülür ne kadar düşük bir umut olsa da. Kitaba gelirsek bu kitap SJM'in bugüne kadar okuduğum Acotar da dahil en iyi kitabıydı hatta benim için tam yıl biterken yılın kitabı oldu. Heir of Fire'dan sonra seri öyle böyle açılmadı. Seriyi bitirmemek için çok direniyorum bu dünyadan kopmak aşırı zor benim için. Zeki bir yazarın elinden çıkmış harika bir seri. Okurken büyük keyif aldım. Her bir karakterin bakış açısından okumak çok güzeldi. Kitap boyunca her bölümün bitiminde diğer bakış açısına geçmekte zorlandım geçtiğimde de yine bırakmakta zorlandım bu böyle zincirleme bir şekilde devam etti. Tower of Dawn ile tandem de müthiş bir deneyimdi. Ana karakteri sollayıp en sevdiğim karakter olan Manon'a da ayrı aşığım en
Empire of StormsSarah J. Maas · Bloomsbury YA · 20161,805 okunma
Reklam
Reklam