Kitap kurgusal bir roman olarak dili hafif ve kolay okunuyor. Bununla birlikte kitaptaki öğretilerin spiritüalizmden ziyade New Age akımına ait olduğunu ve buna göre okuma kararının verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
İyi taraflarından bakacak olursak, belirli bir birikimden sonra okunduğunda spiritüel öğretiler gerçekse neler yaşanırdıyı görmek açısından faydalı bir kitap. Teorik bilgileri kendimce görselleştirerek onlarla bağ kurmam açısından iyi oldu. Bazı yerlerde küçük farkındalıklar kazandım. Mesela yaratıcıyı seviyorsak kendimizi de sevmek zorunda olmamız durumu. Ama böyle yerlerde kitap daha çok bende kıvılcım yarattı, kendimdeki bilgilerle neden sonuç ilişkisi kurarak bu farkındalığa eriştiğimi hissettim.
Eleştirel taraftan bakacak olursak, kurguda ezoterizm ve spiritüalizmin özünden derin bilgiler yer almıyor, daha çok basit düşünülerek yazılmış olaylar var. Hoşnut kalmadığım yerler olarak mesela karakterimiz baş melekle konuşurken baş melek gururla başını kaldırıp bir şeyler söylüyor, oysa melek ve gurur kavramları bağdaşmamalı diye düşünüyorum ki bunun gibi durumlar yaygın. Melekler baş karakteri defalarca kez övüp duruyorlar, şimdiye kadar hiçbir insan senin yaptıklarını yapamamıştı diye hayrete düşüyorlar, bu da olayın felsefesini yanlış yere götürüyor. Baş karakterin elinde kılıç, kalkan ve zırh var. Sanki kendini kahraman sanan çocuksu biri edasıyla ilerliyor. İnisiyasyon son aşamalarında da öyle birinden beklenmeyecek bakış açısında sözler söylüyor. Kitapta Tanrıyı seviyor musun gibi belirli sözler sürekli tekrar ediyor ama daha çok sözde kalıp içeriği doldurulmadan. New Age'ün yozlaştırdığı kavram olan insanın içinde Tanrı olması içi boşaltılarak sunuluyor. Karakterimiz bireyliğini yitirip hiçliğe doğru zorlu bir yolculukla mutlak enerjiye ortak