Cinayet ve ensest karşısında irkilen pek çok uygar insan açgözlülüklerini, başkalarına saldırı heveslerini ve cinsel zevklerini doyuma ulaştırmaktan geri durmaz, yeter ki karşılığında bir cezaya çarptırılmayacaklarına inansınlar;yalan söyleyerek, aldatarak ve iftirada bulunarak başkalarına kötülük yapmaktan çekinmezler. Bu da, uygarlığın geride bıraktığı pek çok çağdan beri hep böyle olmuştur.
İnsanların doğa üzerinde kurduğu egemenliği sürekli geliştirmesi,bu egemenliği daha da ileriye götürmesi söz konusu olmasına karşın,insanlarla ilgili sorunların düzenlenmesinde benzer bir ilerleme saptanamamakta ve şimdi olduğu gibi belki her zaman pek çok kişi uygarlıkta genel olarak alınan yolun savunmaya değip değmeyeceğini sormuş bulunmaktadır.