OKUYUCULARA TAVSİYEM : kitabın enfes tad bırakan felsefesinden, çoğu yaşanmış olayların sır perdesini aralayan deneylerinden, ve bir empat bile olsanız duygularınıza yenik düşebileceğiniz gerçeğinden kopmadan bu karantina günlerinde zamanınızı ve tabi duygularınızın rengini/sesini bırakın, ADAM FAWER bir başyapıtıyla daha derinlerinize işleyecek ve çoğu zaman empatlar gibi sesler duymaya veya tabi renkler görmeye kendinizi zorlayacaksınızzzz:))
Empati..tabiki arkasında da yazdığı gibi hayatınızdaki kararların ne kadar hakimiyetimizde olduğunu da sorgulatıyor ama sanırsam benim için en az bunun kadar net bir sorgulama daha var kitapta: Duygularımız bizi nasıl yönetiyor?? Bu kitabı okuduğum zaman aslında duyguların insan zihninin sahip olduğu (düşüncelerden bile) daha güçlü bir etken olduğunu fark ettim. Düşünüp kapılmıyoruz olaylara, önce o olayların veya durumların kendi içimizde etkisini (duygularımızı) hissediyoruz ve ardından beynimiz bizi tam da o hissedilen duygulara paralel düşünmeye sevk ediyor. Bundan dolayı kitapta sıkça yer verildiği gibi insanların eylemlerini kontrol eden empatlar onlara aslında bir duygu gönderek bunun üzerinde düşünmelerini sağlıyor ve empat olmayan 'normal' ler kendi hissettikleri sandıkları duygularla bir düşünceye varıp bunu eyleme döküyorlar. Empatlar onlara asla bunu yap demiyor, çünkü hepimiz biliyoruz ki insanoğlunun bir şeyi yapmadı için önce onu benimsemesi hatta belki de kitaptaki gibi kendinden çıktığını sanması gerekir...