yağmur yağıyor. her yer kör melekler dolu. yatağımda sabaha karşı sigara içiyorum. vücudum bir zelzeleyle kasılmakta. onları hissediyorum. odaya doluşmuş, sahte bir hayranlıkla beni seyrediyorlar. şimşek çakıyor ve ardından çok hoş gökgürültüleri yayılıyor. tûfanı başlattığımı kimseye söylemeyeceğim. başım, yana kayıyor; uykuya karşı koymuyorum. yanan sigara, parmaklarımdan sıyrılıp çıplak göğsüme düşüyor.
”Onu hiçbir yere almıyorlar. Upuzun pardösüsü, delik deşik kolları ve çantasındaki kitaplarıyla hep dışarıda bırakılıyor. Kafası güzelken şiir defterini verdi bana. Eve gelip okudum. Martılar, balıklar, kediler ve ölümle süslü, ajandadan bozma bir şiir defteri. Okudukça buruştum. Okudukça küçüldüm. Boğazıma bir şeyler takıldı kaldı. O'na asla dokunamayacağıma, buna hakkım olmadığına inandım.”