Ölüp giden, yok olan bir şey yoktur. İmge bir dayanaktan diğerine, örneğin bilgisayardan, cep telefonuna, televizyon ekranına, vs. otomatik bir şekilde geçerken yoğunlaşan bir talimatlar silsilesi ve bir program tarafından üretilmektedir
Bir nesneyi bir imgeye dönüştürmek demek sahip olduğu tüm boyutları, yani: ağırlığını, üç boyutluluğunu, kokusunu, derinliğini, zamansallığını, sürekliliğini ve doğal olarak anlamını teker teker elinden almak demektir. İmge ancak böyle bir etten kemikten arındırılma işlemiyle büyüleme gücüne sahip olabilmektedir.
Bundan böyle diyalektik, sentezle sonuçlanan tez ve antitez oyunu sona ermiştir. Tüm çelişkiler aynı düzeye indirgendiğinde karşıt terimler birbirlerini karşılıklı olarak çürütmeye başlamışlardır. Oysa bu karşılıklı çürütme olayının sonsuza dek sürüp gideceği düşünülemez, zira her türlü diyalektik çözümlemenin ortadan kalktığı bir dönemde aşırı uçların tırmanışa geçtiği görülmektedir
Habere doymak bilmeyen insanlar olduğumuz için yaşadığımız düş kırıklığının da bir sınırı yok, zira iletişim araçlarının gücüne oranla sunulan haberin düzeyi insanı umutsuzluğa sürükleyecek kadar düşüktür. Bu orantısızlıksa en sıradan olay ya da felâketin değerini hızla düşürüp, yok eden bir zorunluluğa yol açmaktadır.