Şu hayatta bir kere aşık oldum 29 yaşında bir adam olarak.. Tertemiz sevdim, masumca, çocukca, saf,berrak, paspak sevdim.. Yıllarca tam olarak 6 yıl boyunca sadece beni oyalamış.. Her şey sahteymiş, her şey yalanmış.. Ben gözlerine bakarken dahi utanırdım.. Hayatımda ilk defa 21 yaşında aşık oldum, ilk kez sevdim.. Böyle dostça,arkadaşca insanca falan değil, tamamıyla Aşkça,yürekce tüm sevgimle vardım onun sol yanına.. Canımı verircesine,taparcasına, yanarcasına sevdim onu.. Bu 6 yıllık süreçte bir kere bile elimi süremedim, saçlarına dokunurken ellerim titrerdi.. Ellerimi yanaklarında ovuştursam canı yanar mı? diye düşündüm hep.. Dudaklarına ilk öpücüğümü 2 senenin ardından kondurdum.. Uzakları yakın eden, imkansızları ortadan kaldıran, hayallere daldıran, nefes aldıranımdı.. Ben inandım yahu!! Şu hayatta bir kızın beni sevebileceğine, bana ait hissedebileceğine inandım.. Ben gerçek anlamda yüreğimde saklayacağım, ruhumda ve kalbimde yaşatacağım bir kızın benim hayatımda olmasını isterdim.. Yolu şiirlerime uzanan, yalnızca bana yazılan, kalp dilimde çözülen, gözlerimin önünde dizilen yalnızca bana ait bir kadın, benim sevdam, gerekirse vedam,elvedam ama bendeki bir varlık, bir benlik.. Ya hep ya hiç diyebileceğim... Sevginin içerisinde cinsellikten,görsellikten,maddiyattan, daha güzel şeyler olduğunun farkında olan, tüm bunları idrak edebilmiş bir masal perisi.. Bu sıralarda Kan kanseri ile savaş halindeyim ( Lösemi) 12 yıldır şiir yazıyorum.. Ben kübra'nın şiirlerimdeki Aşk kahramanım olduğunu düşünmüştüm.. Öyle temiz sevdim ki.. Sesini her duyuşumda, ilk günkü kadar taze idi, ilk anki kadar heyecanlı idi.. İlk bakış, ilk göz göze geliş bunlar hep sıcaktı hep tazeydi.. Canımdan çok, varlığımdan cok sevdim, sonsuz baharım bildim.. Yalnızlığım doğruluğumdandır...