Bizi eyleme geçiren ödülün ele geçmesi değil, yarattığı beklentidir.
İşin ilginç yanı, beyinde ödülü aldığınız zaman harekete geçen sistem ile ödülü beklerken harekete geçen sistem aynıdır.
Beynin dopamin salgılayan kısımlarını kısıtladılar ama bu kez dopaminsiz kalan sıçanların ağızlarına birkaç damla şeker fışkırttılar. Sıçanların minik suratları lezzetli maddenin etkisiyle haz dolu sırıtışlarla aydınlandı.Dopamin engellenmiş olsa da şekeri eskisi kadar seviyorlardı; tek fark, artık onu canlarının çekmemesiydi.
Araştırmacılar sıçanların beyinlerine elektrotlar yerleştirilerek dopamin salgısını engellediler. Şaşkınlık içinde sıçanların bütün yaşama arzularını kaybettiklerini gözlemlediler.Yemek yemiyorlardı, çiftleşmiyorlardı hiçbir şeye istek duymuyorlardı birkaç gün içinde susuzluktan öldüler.
Bir alışkanlığın bağlamını diğerine karıştırmaktan mümkün olduğunca kaçının. Bağlamları karıştırmaya başladığınız zaman alışkanlıkları da karıştırmaya başlarsınız ve genellikle en kolaylar galip gelir.
Belli bir alışkanlığı sınıflandırmak konusunda sıkıntı çekiyorsanız benim kullanmayı çok sevdiğim bir soruyu sormayı deneyebilirsiniz:"Bu davranış, olmak istediğim insan olmama yardım ediyor mu?