İnsanın kendi iç dünyasına bakmak istemediği zaman bahaneler bulması dünyanın en kolay şeyidir. Dıştan bir suçlu her zaman vardır. Suçun -ya da daha iyisi sorumluluğun- yalnızca bize ait olduğunu kabullenmek çok cesaret
ister.
Hani kek yaparken mayayı una iyice karıştıramazsan ne olur bilirsin, kekin hepsi aynı biçimde kabaracağına yalnızca bir tarafı kabarır, patlar, kek dağılır ve kalıptan lav gibi akmaya başlar. Tutkunun benzersizliği bunun gibidir işte. Taşar gider.