Başkanlığının en gurur duyduğu yanı sorulduğunda Truman şu yanıtı vermişti: "Düşmanlarımızı tam anlamıyla yenilgiye uğrattıktan sonra onları uluslar topluluğuna geri getirmemiz. Bunu bir tek Amerika'nın yapacağını düşünmek hoşuma gidiyor.
Truman Doktrini çerçevesinde 1947'de 100 milyon dolar olarak tespit edilen Amerikan askeri yardımının 48,5 milyon doları Kara Kuvvetlerine, 26,8 milyon doları Hava Kuvvetlerine, 14,8 milyon doları ise Deniz Kuvvetlerine tahsis edilmişti.
Sayfa 21 - Kronik·Kitabı okuyor
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Başkanlığının en gurur duyduğu yanı sorulduğunda Truman şu yanıtı vermişti: "Düşmanlarımızı tam anlamıyla yenilgiye uğrattıktan sonra onları uluslar topluluğuna geri getirmemiz. Bunu bir tek Amerika'nın yapacağını düşünmek hoşuma gidiyor." Ve ironiktir ki Avrupa, güç-dengesi kavramının mucidi olmasına rağmen, yeni kurumlarında güç unsurunu bilinçli olarak ve şiddetle kısıtlamıştır. Askeri kapasitesini düşüren Avrupa'nın evrensel normlar ihlal edildiğinde karşılık verecek fazla bir alanı kalmamıştır.
Holly ile orada burada birçok gün geçirdiğimizi hatırlıyorum. Fakat belleğin yanıltıcı olduğu unutulmamalıdır…
Sayfa 65 - Sel Yayıncılık·Kitabı okudu
Yalnız şu var, bazılarının sözleri namusludur ama kalpleri namussuzdur...
Alıntı
"Başkan Harry Truman'ın, Missouri ile ona eşlik eden Providence ve Power savaş gemileriyle 1944'ün Kasımında ölen Washington Büyükelçimiz Münir Ertegün'ün cenazesini İstanbul'a göndereceği haberleri geldi. Aslında ABD Akdeniz' de donanma bulundurma niyetine bu cenazeyi bahane etmişti. Neyse, gemiler 5 Nisan 1946'da İstanbul'a ulaştı. "
Sayfa 198·Kitabı okuyor