Hiçbir şey kaldığı yerden devam etmez. Devam ettiğini düşündüğümüz şey, artık başka bir iklimin, farklı bir duygunun, ayrı bir dünyanın parçasıdır. Sonunda soru bile bellidir:
Neden eskisi gibi olamıyoruz?
•
Hep kötüyü görür, hep kötüyü tanımlarsak, etrafımızda hep olumsuzlukları gündeme getirirsek bir süre sonra ruhumuz kararmaya başlar. Hayatın içinde saklı güzelliklerden de kâm almaya bakalım.
Geçmişi bırakmak, pişmanlığın şimdiyi ele geçirmesini engeller. Olanın tadını çıkarmak, hayatın içinden koşarak geçmek yerine onu gerçekten yaşamanı sağlar. Olacak olana güvenmek ise bilinmeyenin korkusunu azaltır.
•
Hayatın bir noktasında hepimiz görünmez bırakılmış, yanlış anlaşılmış, kenara itilmiş hissederiz. Ancak bu yara, bizi daha geniş bir varoluşa, hayatı daha derin yaşamaya çağırır. İçsel sürgün sona erdiğinde, yaralarımızın bilgeliği bize rehber olur.