insan bir kabiliyetin şu anki değerini söyleyebilse bile bu değerler değişecektir,yüzyıl içinde tamamen değişmeleri ise çok muhtemeldir.üstelik,yüzyıl içinde kadın korunan cinsiyet olmayı bırakacak,diye düşündüm.kadınlık korunan uğraş olmaktan çıktığında her şey olabilir diye düşündüm.
ve bu zorlukları fark ettiğimde korku ve kızgınlık yerini adım adım merhamet ve hoşgörüye bıraktı ve sonraki zaman içinde merhamet ve hoşgörü de gitti ve yerine hepsinden daha büyük bir kurtuluş olan,şeyleri kendi içlerinde düşünme özgürlüğü geldi.
böylece farkına varmadan kendimi insan ırkının diğer yarısına karşı yeni bir tavır benimserken buldum.herhangi bir sınıfı ya da cinsiyeti bir bütün hâlinde suçlamak saçmaydı.
öncelikle,daima yapılmak istenmeyen işi yapmak ve bunu bir köle gibi,belki hep gerekmese bile gerekli gibi gördüğü ve aksi takdirde alınan riskler çok büyük olduğu için pohpohlayarak ve yaltaklanarak yapmak ve sonra saklaması ölüm gibi gelen o armağanın mahvolduğunu ve onunla birlikte benim özümün,ruhumun,hepsinin ilkbahar çiçeğini yiyip yok eden,ağacı kalbinden yıkan pas hastalığı gibi bir şeye dönüştüğünü düşünmek.
kadınlar aşağı olmasalardı,kendi boyutları büyümeyi sürdüremezdi.bu,kadınların erkekler için bunca sıklıkla gerekli olmalarını kısmen açıklamaya yarıyor.ve onların kadının eleştirisi karşısındaki huzursuzluklarını;kadının onlara herhangi bir eleştiride bulunmasının,aynısını yapan bir erkeğin yaratacağı acının ve öfkenin çok ötesini yaratmasının imkansızlığını açıklamaya yarıyor.çünkü kadın gerçeği söylemeye başladığında,aynadaki görüntü küçülür,erkeğin hayata uyum başarısı azalır.erkek kendisini olduğundan en az iki kat daha büyük görmezse nasıl karar vermeye,yerlileri medenileştirmeye,kanunlar yapmaya,kitaplar yazmaya,giyinmeye ve ziyafetlerde nutuk çekmeye devam edebilir?aynadaki görüntü son derece önemlidir çünkü canlılığı artırır,sinir sistemini uyarır.bu elinden alınırsa erkek ölebilir,tıpkı kokainden mahrum kalan bir uyuşturucu bağımlısı gibi.