“İçine giremezler.” demişti kız. Ama içine girebilirlerdi. “Burada sana olan şey sonsuza kadar sürer.” demişti O’Brien. Bu doğru bir sözdü. Bazı şeyler vardı, kendi yaptığın şeyler, onları asla değiştiremezdiniz. Göğüsünde bir şey öldürülmüştü: yakılmış, dağlanmıştı.
“Evet, bu çok doğru. İçine giremezler. Eğer insan olarak kalmanın zahmete değer olduğunu hissediyorsan hiçbir sonuç elde edemesen bile onları yenmişsin demektir.”
...çok eski bir zamana aitti.Mahremiyetin, sevginin ve dostluğun hala var olduğu; aile üyelerinin hiçbir sebebe ihtiyaç duymadan birbirlerinin yanında olduğu bir zamana.