Öldüm, bittim, geberdim. Aldı beni duvardan duvara vurdu sonra yerde bıraktı üstümden arabayla geçti… BU NASIL BİR KİTAPTI BÖYLE YA SON KISIMLARDA BENDE PİSKOLOJİ FALAN KALMADI BİTTİ ÖLDÜ YOK. Öncelikle incelememde birazcık spoiler olabilir. İkinci olarak gerçekten aşırı sürükleyici bir romandı ve kitabı okurken hiç sıkılmadım. Her karakter öldüğünde dehşet üzüldüm ve yeter artık yeter oldum. Özellikle son kısımlardan aşırı etkilendim Bakerin belki sonra tekrar görüşürüz kardeşim demesi, McVries’in sayısız kez Garraty’nin hayatını kurtarması çocukların ölmek istemiyorum demesi… Silahşörlerin dostluğuna kısaca bayıldım Art Baker, Stebbins, McVries, Garraty, Abraham, Harkness, Seramm, Pearson umarım sonrasında görüşmüşlerdir. Collie Parker’in karpuz sahnesi, Stebbinins’in bir keresinde uzun yürüyüşün finalini görüp çocuklara anlattığı sahne ve McVriesle Garraty’nin BÜTÜN sahneleri aşırı çarpıcıydı. Bence Açlık Oyunları, Labirent gibi kitapları sevenlerin kesinlikle okuması gereken bir kitap. McVries ve Garraty’den biraz daha bahsetmek istiyorum çünkü bu ikisi benim favorim oldu birbirlerini kurtarma sahneleri, şakalaşma sahneleri ve birbirlerine veda etme sahneleri aşırı üzücüydü hala aşamıyorum ve aşabileceğimi de sanmıyorum. Kitaplığımda,kitaba her baktığımda silahşörleri görmüş olacağım ve onların yaşamak istediğini, verdikleri mücadeleleri,o kaotik ortamda bile şakalaşmalarını kalbim kırık bir vaziyette düşüneceğim…