Tuğçe

Tuğçe
@tuemk
"Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? Bütün havatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım.Bir filimde görüştüm doktor: Senin gibi gene bir doktor olan ve sözüm meclisten dışarı, delice planlar kuran Frankeştayn adlı biri, büyük bir bilim adamını öldürerek, beynini çalıyordu. Ona karşı koymak isteyen iyi niyetli bir genç adam da Frankeştayn'la mücadele ederken, içinde beynin bulundugu kavanoz kırılıyor ve cam kırıkları bu üstün beyne batıyordu. Biliyorsun filimlerde böyle iyi niyetli genç adamlar olmasa her şeyin sonu çok kötü biter; üstelik bu işin sonu, iyi niyetli adama rağmen çok kötü bitti: Cam kırıkları hiçbir zaman beynin üzerinden tam manasıyla temizleneme- di; çünkü, beyin zarının zedelenmesinden korkuldu. Bence bu tehlike göze alınmalıydı; fakat o zaman bu, başka bir hikaye olurdu ve biliyorsun ki doktor, ben butün hikâyelerin başka türlü olmasını isterim aslında. İşte doktor, yukarıda sözü geçen beyindir kafamın içindeki.
Sayfa 333·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Uzan şu divana da sözlerimi dinle," dedi Hüsamettin Bey."Insanları tanımıyorsun Hikmet oğlum. Hikmet, uzandığı yerde, gözleri kapalı, albayın sözünü kesti: “Daha önce hiç karşılaşmadım da bu ülkede, ondan albayım. Siz arada bana gösterseniz..."
Sayfa 330·Kitabı okudu
Oysa bizim bütün güzelliğimiz, yaşantılarımızla düşündüklerimiz arasındaki acıklı çelişkinin yansımalarından ibaretti.
Sayfa 325·Kitabı okudu
Yaşanırken düşünülmesi ve düşünürken yaşanması gereken bir mesele olmak istiyorsun.
Sayfa 324·Kitabı okudu
Bakkaldan dönünce katlanmamış pijamalarla karşılaşan yalnız bir insan, istemeden bir geriye dönüş yapar ve bu arada hiç yaşamadığını düşünür.
Sayfa 321·Kitabı okudu