“Ne tuhaf bir makine şu insan !
İçine ekmek, şarap, balık ve turp atıyorsunuz, dışarı iç çekmeler, kahkahalar ve düşler çıkıyor”
Diye yazar kazancakis.
"Hiç kimse kendi terinde boğulmadı" diyen köşe yazarı Ann Landers, tembellik ile başarı karşıtlığını şöyle özetler:
"tanrı bize iki yuvarlak organ verdi;
Biri oturmak , diğeri düşünmek için.
Başarınız hangisini daha fazla
kullanacağınıza bağlı !"
Sade ve yalın bir dille, en süssüz kelimelerle bile çok iyi bir kitap ortaya çıkarılmış.
Keyifle okuduğum ve başarılı bulduğum yazarlardan biridir Mümin Sekman...
Başarı ve başarısızlık hakkında Yapılan çeşitli araştırmaları kaynak göstererek, okuyucuların önüne seriyor.
Benim için en iyi motivasyon konuşmacısı olan les brown'ın sözleri ile devam etmek istiyorum;'' eğer kolay olanı yaparsanız zor bir hayatınız olur, zor olanı yaparsanız kolay bir hayatınız olur''
Hepimiz başarılı olmak için, gerekli olan özelliklere sahibiz, sadece bunun farkında değiliz!
Zig ziglar ın dediği gibi "çoğu insan güzelleşmek ister, günde bir elma yemenin cildi güzelleştirmek için, çok faydalı olduğunu bilir ama kimse bunun için hiç birşey yapmaz"
Çünkü gerekli olan iradenin efendisi olmamız gerekirken, kölesi oluruz!
Başarısız olarak nitelendirilen insanların, kaçış yolu bulmasına yardımcı olmak için, ışık tutup yol gösteren ve toplumsal gelişimin katalizörü olan bu kişisel gelişim kitabı, gerekli olan kritik kitleyi oluşturmak için gerekli donanıma sahip.
KISACA ÖZETLEMEK GEREKİRSE:
"Nefsine hükmedebilen, dünyaya hükmedebilir"...
Emek vererek ilk başta başarması zor gibi görünen bir şeyleri başarmayı herkes her daim ister ve bunu sürekli arzular. Çünkü kişi bir şeyde başarılı olduğu vakit öyle sevinir öyle mutlu olur ki o anda sanki bu mutluluğunu hiç kimse ve hiçbir şey bozamazmış gibi gelir ona. Kişi uzun zamandır arzuladığı bir şeyi başarınca hayatı boyunca başarılı olmak için emek vermesi gereken her şeyin o anda bittiğini yani sona erdiğini düşünür. Ama gerçek aslında hiç de onların düşündüğü gibi değildir ve olmayacak da. Bu hayatta yaşadığımız sürece devamlı olarak bir şeyleri başarma arzusu duyarız içimizde ve işte bu yüzdendir ki başardığımız tek bir şeyle hayatımızda vermemiz gereken tüm çabalarımız ve mücadelelerimiz o anda sona ermiyor. Hatta aksine daha da artıyor. Neden mi? Çünkü bu sefer başardığımız şeyin unutulmaması ve hayatımızı daha iyi yaşayabilmemiz için o başarımızı devam ettirmemiz yani hayatımızdan başarı kavramını eksik etmememiz gerekiyor. Bu durumla ilgili özeti bize tam iyi veremiyor olsa da yine de hayatında bir şeyleri başarabilmek arzusuyla henüz harekete geçmemiş kişilerin belki silkinip kendilerine gelmelerine yardımcı olabilecek bir sözü sizinle paylaşmak istiyorum.
》》 Aamir Khan'ın 3 İdiots filminde de yer aldığı gibi "Hayat Bir Yarıştır Hızlı Koşmazsanız Ezilirsiniz."
Az önce de bahsettiğim üzere bir şeyleri başarabilmeyi hepimiz her şeyden çok istiyoruz belki, ama birçoğumuzda bu istek sadece istek olarak kalıyor yani birçoğumuz bir şeyleri başarabilmek için nasıl çalışmamız gerektiğine kadar gerekli olan tüm başarılı olma yollarının hepsini bildiğimiz halde yine de bir türlü HAREKETE GEÇMİYORUZ!! İşte tam da burada kitapta da sıkça bahsedilen kavram olan "ATALET" kavramı karşımıza çıkıyor.
"Başarılı olmak için hayaller kuran, hedefler koyan, planlar