''Şimdi artık, deyim yerindeyse, savaştan eve dönülmüştür, ama bedensel ve zihinsel açılardan hala sanki savaştaymış gibi hissedilmektedir.''
Travmatize olmuş benlik, dışarıdaki insanlara ''fazla'' , ''abartılı'' gelen tepkiler veren, travmaya bir şekilde dokunan konularda hassasiyeti ve duyarlığı artmış benliktir. Davranışlarımız ve tepkilerimiz sadece sonuç olduğu için kimsenin anlamadığı bu durumu, Estés çok güzel bir benzetmeyle anlatmış:
Eski yaralardan kalan öfke, şarapnel yarasının sebep olduğu travmaya benzer. Merminin darmadağın olmuş metalinden kalan tüm parçalar toplanabilir, ama en küçük parçalar içeride kalır. Çoğu çıkarıldığına göre, sorun olmayacağı düşünülür. Ama öyle olmaz. Bazı durumlarda bu en ufak parçalar içeride dönüp durur ve öfkeyi doğuran yaranın ilk anda hissettirdiğine benzer bir sızıya neden olur. Ancak, bu kabarmanın nedeni ilk halindeki büyücek öfke değil, hiçbir zaman bütünüyle çıkarılamayan, psişede kalmaya devam ederek onu tahriş eden küçük parçacıklarıdır. Ayrıca bu parçacıklar neredeyse ilk yara kadar şiddetli bir ağrıya neden olur.
Hiçbirimiz tarihimizden kaçamayız. Elbette onu geride bırakabiliriz, ama o her koşulda orada durur.