Tuğçe

-Hey zavallı balık, diyor, ağzın var, dilin yok. Gözün var, saçın yok. Pulun var, paran yok. Canın, kanın var, anın şanın yok. Tutulursun metelik etmezsin. Tutulmazsın küfür yersin. Sen Allah'ın dilsiz mahluku, sen olmasan bütün kış ben ne yerim!
Sayfa 46·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hafif, limonata gibi bir rüzgar çıktı.
Sayfa 44·Kitabı okudu
"Çarşıdan alınmaz, çevreye konmaz," nedir o bil? "Uyku!" diye çocukluğum bağırıyor sanki. Onu aradığım, ah bir gelse de şu saatler birer birer, duymadan gitseler de, sabah olsa, diye beklediğim şey, ılık bir su, yaz günü deniz, sevgiliden mektup, yorgunluktan sonra banyo, sarhoşa sarhoşluk gibi gözümde, elimde, yüzümde hareketlerimde. Uyanmaya çalışmalı, yataktan kalkmalıyım. Sanki bir başka el -halbuki kendi elim- bayılmışım da su serper gibi musluktan suyu yüzüme çarpınca ayaklarımdan kafama doğru bir canlılık fırladı. Kafamdaki zili çaldı. Giyimdim. Uyku, bir düşman ordusu gibi; kendini bırakmaya gelmiyor... İşte yatağın üstüne oturmuş, ayakkabılarımı giyiyorum. Bir dakika durup elimi yorgana koydum. Başımı da şöyle yastığa doğru şakakcıktan eğdim. Uyumuşum. Kaç dakika böyle yarım yamalak, tostoparlak, eğri büğrü vaziyette uyuduğumu bilmiyorum. Her şeye rağmen bu, beni bir köle gibi, sevgili gibi esir eden uykudan kurtulmalıyım. Yaşasın mutluluk! Avuçlarını buz gibi su ile doldur! Çarp yüzüne! Bir daha! Bİr daha! Tamam!.. Nişancı dükkanlarındaki kuvvet oyuncağının zili çın çın öttü. Sokağa fırladım.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Dudağının kenarında bıçak yarası gibi bir çizgiyle güldü.
Sayfa 35·Kitabı okudu
İşte o anda onun içini şehirden bir nefret, bir korku, bilinmez bir panik sardı. Şehri bırakıp gitmeliydi. Nereye olursa olsun... Bu şehri bırakmalıydı. Dağlarda yatmalı, su başlarında garipler gibi su içmeli, köylerden ekmek dilenmeli, şehirler görünce yol değiştirip koşa koşa kaçmalı, samanlıklarda yatmalı, dağlardan üzüm çalmalıydı.
Sayfa 34·Kitabı okudu