Genç kız birdenbire durdu. Önüne bakarak:
"Bizim eve geldik, siz daha gideceksiniz galiba!" dedi.
Rifat önünde bulundukları kapıyı gösterdi:
"Burası mı?"
"Hayır, şu sokağın içinde. Fakat siz zahmet etmeyin!"
Elini uzatarak ilave etti:
"İkimizin de yalnız kalmaya ihtiyacımız var."
Çünkü bana işkence edenler de, birkaç ruh hastası bir yana, bunu sadece zulüm olsun diye, zevk almak için yapmıyorlar... Vazife diye başlamışlar... Ruhunu ekmek parasına satan her insan gibi yavaş yavaş alışmışlar, birer makine haline glemişler.
Ben de, bu zavallıları dinledikçe, hallerine baktıkça, uğrunda savaştığım hakikatlere daha çok inanıyor, ahmaklığın, geriliğin ve namussuzluğun bir gün nasıl olsa yenileceğine daha çok güveniyordum. Yalnız, zayıf olmamak ve dövüşmekten yılmamak lazımdı.
Üstelik, aleyhinde bulundukları sistemin kendilerini, bu dertlerini ortaya dökmek ve bunlara bir çare bulmak için savaşanları ezmek işinde kullandığını bile fark etmiyorlardı.