Tuğçe Işık

Tuğçe Işık
@tugceeisk
Marmara Üniversitesi
1999
515 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
"Ve siz inanmayanlar.Tanrı'nın hepinizi tek tek tasarlamadığı düşüncesinde ısrarlı mısınız?Bilincinizin doğmasına evrimin olasılık dışı bir hatasının neden olduğunu mu düşünüyorsunuz?Yaşamın —sizin yaşamınızın—sadece bir kaza olduğuna inanmaya razı mısınız? "
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Belki bininci kez yaşadıklarında neyin yalan, neyin gerçek olduğunu düşündü. En kötüsüde oydu işte: Hayatının en mutlu dönemine bakıp, yaşadığı mutluluğun gerçek olup olmadığını bilmemek.
Bu dünya derken neyi kastediyorsunuz? dedi Elijah. Sanki birden fazla dünya varmış gibi konuşuyorsunuz. -Leibniz öyle olduğuna inanıyordu. Buna Çokluk İlkesi dedi: Olabilecek her şey olacaktır, bu da sonsuz sayıda dünyanın var olmasına neden olur. Ama Tanrı her zaman en doğru olanı seçtiğine göre, üstünde yaşadığımız dünya da olası dünyalar içinde en iyisi olmalıdır. -Ama eğer dünyada bu kadar kötülük varsa, bizimki nasıl en iyisi oluyor? diye sordu Charlie. -En ideali herkesin birbirine iyi ve adil davrandığı bir dünya olmaz mıydı? -Dünyada kötülük olması, onun en iyisi olmadığı anlamına gelmez. -Elbette gelir. -Bunu söyleyemezsin, çünkü Tanrı'nın en iyi olana nasıl karar verdiğini bilmiyorsun. Belki de amipten insana kadar tüm yaratıklarının mutluluğunu mümkün olan en üst düzeye çıkartacak şekilde karar veriyordur. Ya da belki en iyi dünya insanıb en iyi karakteri geliştirdiğidir ki, bu da ancak zorluklar karşısında mümkün olabilir. Böylece, yani en iyinin hangi ölçütlere göre belirlendiğini bilmediğimize göre, bizim dünyamızın en iyisi olmadığını kanıtlamanın herhangi bir yolu yoktur.
‘’Leibniz iyi ve kötü tüm olayların birbirlerine bağlı olduğunu, bizim olayların ardındaki nedenleri anlayamayışımızın gerçekte bir neden olmadığı anlamına gelmediğini ileri sürdü. Nedenleri bilmek Tanrı’ya özgüydü, insan değil.’’
Descartes nedensellik ilkesi'ni kullanarak Tanrı hakkında şu tezi ortaya attı: Sonsuz mükemmelliğe sahip bir şey -tanrı- hakkında bir fikrim var. Bu fikir bir yerden gelmiş olmalıdır, çünkü bir şeyin hiçlikten gelmesi olanaksızdır.